Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Alternatif Zamanı

20:00 23:59

Dinlediğiniz Program

Alternatif Zamanı

20:00 23:59


İKLİM KRİZİ TÜRKİYE’DE İKİ MEVSİM YAŞANMASINA NEDEN OLABİLİR

Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Seda Aslan, Radyo Ki’ de Günebakış programında iklim krizini anlattı.

Bilim insanları ve uzmanlar uzun zamandır küresel ısınma ve küresel iklim değişikliği hakkında uyarılarda bulunuyor. İklim krizi de iklim değişikliğinin sebep olacağı geri döndürülemez hasarı durdurmak veya azaltmak için acil olarak harekete geçilmesi gereken durum olarak tanımlanıyor. Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Seda Aslan, Güne Bakış programında küresek ısınma ve iklim krizi hakkında bilgiler verdi.

Dr. Öğr. Üyesi Aslan, sera gazlarının yansıyan güneş ışınlarını tekrar yeryüzüne geri döndürdüğünü, bu şekilde de yeryüzünün ısısını insanların yaşayabileceği sıcaklıkta tuttuğunu ve sera etkisinin insanlık için gerekli olduğunu vurguladı. Ancak Dr. Öğr. Üyesi Aslan, sera etkisindeki artışın iklim krizinin nedeni olduğuna dikkat çekerek sera etkisinin artmasının nedenlerini de sanayi devrimi sonrası endüstriyel kalkınma ve artan fosil yakıt kullanımı olarak açıkladı.

Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde kuraklık yaşanabilir.

Türkiye’nin iklim değişikliği konusunda risk altında olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Aslan, iklim değişikliği ön görü raporlarında bu durumun ortaya konduğunu ifade etti. Rapora göre Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklık değerleri 2016-2040 yılları arasında 1-2 derece, 2040-2070 yılları arasında 1,5-4 derece ve 2070-2099 yılları arasında 1,5-5 derece aralığında artış öngörülüyor. Dr. Öğr. Üyesi Aslan, aşırı yağışların veya aşırı sıcakların bu öngörüleri desteklediğine de dikkat çekti. İlerleyen yıllarda iklim değişikliğinin bir başka göstergesi ise Türkiye’de yılda 4 mevsim yerine 2 mevsimin yaşanma olasılığı.

Türkiye’deki yağışların artmasından ya da azalmasından çok yağış rejiminin değiştiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Aslan, kuru ve yağışlı günler arasındaki periyotların artmasının da kuraklığa neden olduğuna dikkat çekti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı rapora da değinen Dr. Öğr. Üyesi Aslan, bu rapora göre Türkiye’de 2100 yılına kadar yağışların azalacağını ve ülkemizde kuraklığın artacağını açıkladı. Kuraklığın en çok Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde görülmesi bekleniyor.

İklim Krizi Birçok Faciaya Neden Olabilir.

İklim değişikliğinin sadece Türkiye’yi değil dünyada bir çok bölgeyi etkileyeceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Aslan, ancak bu etkinin enlem farkından dolayı her yerde farklı şekilde ortaya çıkacağını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Aslan iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgenin kutuplar olacağını ifade ederek bu durumun deniz seviyesinin yükselmesine dolayısıyla da bazı ülkelerin ve şehirlerin sular altında kalmasına neden olacağını açıkladı. Dr. Öğr. Üyesi Aslan, iklim değişikliğinden sonra Sibirya ve Kanada’nın yaşanabilir yerler olacağı öngörüyor.

İklim krizini kontrol altına almak için sera gazlarının azaltılması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Aslan, bu problemi çözmek için devletlerin çeşitli adımlar atarak birçok anlaşma imzaladıklarını ifade etti. Bu anlaşmalardan en yenisi olan Paris Anlaşmasına değinen Dr. Öğr. Üyesi Aslan, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 194 ülkenin ve Avrupa Birliği’nin 5 yılda küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutmaya yönelik karar aldıklarını aktardı.

İklim krizinde bireysel mücadele yöntemlerine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Aslan, toplu taşıma kullanmak, yenilenebilir enerjiye geçmek, evlerde enerji tasarruflu led lambalar kullanmanın birer mücadele biçimi olduğunu söyledi.

Dr. Öğr. Üyesi Aslan, eğer önlem almazsak kuraklık, sel gibi aşırı hava olaylarının artacağını ve bir çok canlı türünün neslinin tükeneceğini, okyanuslarda asit oranının artacağını anlattı.

Kocaeli Üniversitesi GreenMetric sıralamasında 1183 üniversite arasında 460.

Kocaeli Üniversitesi’nin iklim krizine karşı faaliyetlerine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Aslan, üniversitenin yeşil kampüs olma yolunda önemli adımlar attığına dikkat çekti. Bu adımlara örnekler veren Dr. Öğr. Üyesi Aslan, üniversite etrafında düzenlenen çeşitli etkinlikler ve öğrencilerin kurduğu çevre kulüplerine vurgu yaptı. Dr. Öğr. Üyesi Aslan, Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanlığı’nın yürüttüğü sıfır atık projesi kapsamında laboratuvarlarda ve yemekhane gibi sosyal alanlarda atık ayrıştırma faaliyetleri ve üniversitede ortaya çıkan organik atıklar için kompost tesisi hakkında da bilgiler verdi.

Kocaeli Üniversitesi’nin yeşil kampüs olma yolundaki süreci ilerletmek amacıyla İklim Değişikliği ve Sürdürebilirlik Komisyonunu kurduğunu söyleyen Aslan, çevresel ekonomik ve sosyal boyutlarıyla sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirebilmek için Sürdürülebilirlik Ofisi kurma çalışmalarına da değindi.

GreenMetric sıralamasından bahseden Dr. Öğr. Üyesi Aslan, GreenMetric sıralamasının üniversitelerin sürdürebilirlik performansını ölçtüğünü, Kocaeli Üniversitesi’nin ise dünyada 1183 üniversite arasında 460. , Türkiye’de ki 98 üniversite arasında 41. Olduğunu da vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Aslan puanlamanın, ortam ve altyapı, enerji ve iklim değişikliği, atık su, ulaşım, eğitim ve araştırma olarak altı kategoride gerçekleştirildiğini, Çevre Mühendisliği bölümünün her farklı kategori için ekipler kurduğunu aktardı. Dr. Öğr. Üyesi Aslan, Kocaeli Üniversitesi’nin ilk defa değerlendirmeye alındığı Greenmetrics’de ilk olmasına karşın iyi bir sıralama puanı elde ettiğini ifade etti.

 

Muhabir: Mehmet Karakuş

Kameraman: Fatmanur Çetinkaya

Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.