İSTİKBAL GÖKLERDEDİR
Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesinden Dr.Öğr.Üyesi Sedat Süsler, Radyo Ki’de Uzay çalışmaları ve ülkemizin ilk astronotu olan Alper Gezeravcı ‘nın uzay görevini anlattı.
Ülkemizin uzay çalışmaları kapsamında uzaya ilk yolladığı astronot olan Alper Gezeravcı, AX-3 misyonu kapsamında 19 Ocak 2024 tarihinde uzay yolculuğuna başlamıştı. Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılma ile başlayan yolculuk, Axiom-3 ekibinin Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) kenetlenmesiyle beraber devam etti. Astronot Gezeravcı’nın uzayda kaldığı süre içinde 13 bilimsel deney gerçekleştirmesi ve 2 Şubat 2024’de dünyaya dönüş yapması bekleniyor. Hafta içi her sabah canlı olarak yayınlanan Güne Bakış programına konuk olan Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesinden Dr.Öğr.Üyesi Sedat Süsler, Türkiye Uzay Ajansı çalışmaları kapsamında ülkemizin ilk astronot misyonu ve ülkemizdeki uzay çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Hocam hoş geldiniz, önce sizi tanıyarak başlayalım, dinleyicilerimiz için kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
Ben Sedat Süsler Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Havacılık ve Uzay Mühendisliği bölümünde Dr.Öğr. Üyesiyim. Aynı zamanda uçak mühendisi ve uçak uzay yüksek mühendisi ve doktoruyum. Lisans, yüksek lisans ve doktora derecelerimi sırasıyla İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümü ve İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde tamamladım. Sonrasında 2006-2015 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştım. 2016 yılından itibaren Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde akademisyen olarak Dr. Öğretim Üyesi unvanıyla çalışıyorum. 2022 yılına kadar fakültemizin Uçak Gövde ve Motor Bakımı Bölümü’nde faaliyet gösterdikten sonra 2022 yılından itibaren Havacılık ve Uzay Mühendisliği bölümünde çalışmaktayım. Ayrıca, 2022-2023 yıllarında Tübitak’ın doktora sonrası araştırma programı desteğiyle, Birleşik Krallık’ta Queen’s University Belfast Makine, Havacılık ve Uzay Mühendisliği Fakültesi İleri Kompozit Araştırmaları grubuyla birlikte, 12 ay süreyle kompazik malzemeden imal edilen yapılar ağırlıklı olmak üzere, havacılık ve uzay yapılarının çeşitli statik ve dinamik yüklemeler altındaki mekanik davranışlarını incelemek doğrultusunda araştırma faaliyetlerinde bulundum.
Hocam Türkiye Cumhuriyeti’nin uzaya gönderdiği ilk astronot Alper Gezer Avcı oldu ve bu kamuoyunda da büyük yankı buldu, Sürecin en başına dönersek yalın bir şekilde aktarmak gerekirse nasıl başladı ve nasıl gelişti Türkiye’nin uzaya insan yollama süreci?
Herkes gibi beni de heyecanlandıran bir girişim oldu. Olayın en başına dönersek Türkiye Uzay Ajansı kuruluyor ve Uzay Ajansı Türkiye’nin Milli Uzay programını tanımlıyor. Programda belirli hedefler var, bu hedeflerin bir tanesi de bir Türk vatandaşını bilimsel bir misyon için uzaya göndermek. Bu kapsamda Türkiye bir karar vermek zorundaydı bu hedef ya en çabuk gerçekleştirilebilir olan olacaktı ya da en geç gerçekleştirilen bir hedef olacaktı. En geçten anlatmak istediğim kendi fırlatma roket sistemlerimizi kurmayı elde etme gibi. Bu da kabaca 30 yıla tekabül edebilirdi çünkü uzun araştırma faaliyetleri ve yatırım gerektiren bir durum bu. Türkiye bence mantıklı olanı seçti. Axiom Space, Inc. adlı ilk özel sermayeli bir uzay altyapı geliştiricisi firma 2016’da ABD’de kuruluyor. Kurucuları zaten NASA’dan emekli olmuş ve Uluslararası Uzay İstasyonunun program direktörlüğünü vs. yapmış kişiler. Bünyelerine NASA’da çalışmış bazı eski astronotları da dahil ediyorlar. Amacı, kendi uzay istasyonunu uzayda konumlandırarak, buraya ticari astronotlar göndermek. Uzayda araştırma, uzayda üretim ve uzay araştırmalarıyla ilgilenen, fakat roket-fırlatma teknolojisi olmayan ya da yetersiz devletler tarafından finanse edilen ticari astronot faaliyetleri için gerçekten biçilmiş bir kaftan. Ticari astronot, özel olarak finanse edilen bir uzay aracına komuta eden, pilotluk yapan veya aktif mürettebat üyesi olarak, görev uzmanı olarak faaliyet gösteren kişilere verilen bir tanım. Bu firmadan önce uzay çalışmaları yapma, uzay istasyonunda görevler icra etme, astronot yetiştirme ve gönderme gibi görevler NASA, Rusya Federal Uzay Ajansı veya Avrupa Uzay Ajansı gibi devletlerin tekelinde olan kurumlardaydı. Zaten biraz da yüksek maliyetler nedeniyle kaynak yaratma ihtiyacı NASA gibi kurumları ticari şirketlerle ortak uzay çalışmalarına itti. Axiom Space, Inc. önce NASA’yla daha sonra da SpaceX ile sözleşmeler yaparak, önce Uluslarası Uzay İstasyonuna entegre edilecek kendi ticari astronotları için Axiom yaşam modülünü tasarlayıp, üretip uzaya gönderiyor ve istasyona bağlanıyor. Devamında da SpaceX ile yaptığı anlaşmayla da Falcon9 roketi ve Dragon kapsülüyle dünya-uzay istasyonu arasındaki yolculuk kısmını halledip, Axiom Space Mission 1 adıyla ilk ticari uzay görevlerini yapıyorlar. Bu ilk görev, biraz da deneme görevi. Biz bu işi yapabiliyor muyuz görevi. Daha sonra, Mayıs 2023’te Axiom Space Mission 2 ve son olarak Alper Gezeravcı’nın da yer aldığı Axiom Space Mission 3. Ekip. Her seferinde 4 kişi oluyor. 2 ve 3 seferlerde 1 Kumandan, 1 Pilot ve 2 Görev Uzmanı, 1 tane Görev Uzmanı Alper Gezeravcı şeklinde bir görev dağılımı vardı. Kumandan ve Pilot Axiom Space çalışanları ve Görev uzmanları da ticari astronotlar oluyor. 14 günlük uzun sayılabilecek bir görev süresi var. İşin Türkiye tarafına bakarsak, Türkiye bu firmayla anlaşma imzaladıktan sonra, 1 asil ve 1 yedek astronotların eğitimlerini ve 1 astronotun uzaya gönderilmesi, geri getirilmesi ve 14 gün boyunca uzayda kalması ve uzay araştırmalarına katılması için gerekli katkı payını ödüyor. Ticari bir firmayla çalışıldığı için tabii maliyetler yanında işin içine kar da giriyor. Fakat buna rağmen, bence iyi bir fiyat. Özellikle SpaceX’in yeniden kullanılabilir roket teknolojisini geliştirmesi maliyetleri zaten önemli ölçüde azalttı. İşin Türkiye ayağında geriye, astronot adaylarının seçiminin Türkiye tarafından yapılması kalıyor. 30.000 kişi civarıydı yanlış hatırlamıyorsam, Alper Gezeravcı asil ve Tuva Cihangir Atasever yedek olarak seçilip astronot eğitimlerine gönderiliyorlar. Alper Gezeravcı eğitimlerini sıkıntısız tamamladığı ve asil olduğu için uzaya gönderiliyor.
Hocam peki bu ne anlama geliyor? Yani uzaya insan yollamanın önemi nedir?
Uzaya insan yollanarak, uzay ortamı şartlarında birçok bilim dalında araştırmalar ve deneyler yapılması sağlanır. Tüm bu veriler kullanılarak yeni araştırmalar yaratılır. Uzaktan kontrol, robot ve yapay zekâ teknolojisi insansız bu araştırmaların yapılması için yeterli değildir. Bunun dışında, insanların uzay ortamına fiziksel uyumları ve psikolojik davranışları da incelenir. Gelecekte daha uzun süreli gerçekleştirilecek insanlı uzay görevleri için veri toplanır ve bu görevlerin en ideal şekilde gerçekleştirilmesi için çözümler aranır. Son olarak, ülkeler ve devletler açısından bakarsak, prestij kazanmayı ve üstünlük sağlamayı da önemli bir neden sayabiliriz. ABD-SSCB arasındaki uzay yarışı buna bir örnektir.
Hocam ilk astronotumuz Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğunda görev ve misyonlarından da bahsetmek isterim. Uzay istasyonunda ne tür görevler icra etti?
Öncelikle uzay istasyonuna çıkış, orada bulunduğu süredeki günlük astronot yaşamı ve dönüş süresince edindiği kişisel tecrübelerin ülke hafızasına ve gelecek kuşaklara aktarılması zaten başlı başına bir görev. Çünkü bunlar devamlılık isteyen projeler ve devamı gelecektir. Bunun dışında, Axiom Space Mission 3 kapsamında zaten görev tanımı görev uzmanı olarak belirlenmiş. NASA astronotlarından beri kullanılan bir görev tanımı. Bir uzay uçuşu görevi sırasında bir dizi bilimsel, tıbbi veya mühendislik deneyi yürütmekle görevlendirilen astronot, birçok bilimsel ve mühendislik görevinin başarısında etkili olur. Bu açıdan, bilim ve teknolojide kaydedilen ilerlemelerde önemli rol üstlenirler. Ayrıca uzay aracının sistemlerini izleyerek ve gerektiğinde acil durumlara müdahale ederek mürettebatın güvenliğinin sağlanmasında kritik bir rol oynarlar. Bu göreviyle edindiği tecrübelerin ve elde ettiği verilerin çok değerli olacağını düşünüyorum. Alper Gezeravcı, 14 gün boyunca, çeşitli üniversite ve araştırma kurumlarında misyon için hazırlanan, Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK Uzay Komisyonunca belirlenen 13 farklı bilimsel deney üzerinde çalıştı ve çalışıyor. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki bilimsel deneylerin en büyük ayrıcalığı yeryüzünde uzun süreli oluşturulamayan mikro yerçekimi ortamında yapılabiliyor olması. Deneylerden örnek vermek gerekirse, mikro yer çekimi altında astronot bağışıklık sistemlerinin tepkilerini tahlil etmek ve uzun vadeli uzay görevlerinin sağlık üzerindeki etkilerini araştırmak, derin uzay görevleri ve savunma sanayi itki sistemleri için kritik teknoloji geliştirmeyi amaçlayan katı parçacıklarla akışkan ortam arasında homojen karışımın oluşturulmasına yer çekiminin etkisi, genetik mühendisliği kullanılarak bitki sağlığını ve verimini arttırma, Antarktika Ulusal Bilim Seferi’nde toplanan mikroalglerin üretiminin ilk kez uzayda denenmesi ve yeni nesil alaşımların uzay ortamında kullanımı konuları.
Peki bu görevler nasıl belirleniyor, uluslararası uzay istasyonunda isteyen bir ülke astronotunu yollayıp görevler gerçekleştirebilir mi? Ya da nedir şartları?
Uluslararası Uzay İstasyonu, NASA , Roscosmos, JAXA , ESA, ve CSA olan 5 ayrı uzay ajansının bir araya gelerek kurduğu bir yapıdır. Uluslararası Uzay İstasyonu, alçak dünya yörüngesine yerleştirilmiş bir uzay üssü ve aynı zamanda deneyler için uzay ortamı ve düşük yer çekimi ortamı sağlayan bir laboratuvar merkezidir. Mürettebatın biyoloji, fizyoloji, fizik, kimya, astronomi, meteoroloji ve daha birçok dalda deneyler yapmasına olanak verir. İstasyon ayrıca Ay ve Mars görevlerinde kullanılması planlanan ekipman ve sistemlerin, kullanım öncesi uzayda test edilmeleri için çok uygun bir ortam sağlar. Ticari uzay misyonlarından önce biraz zor bir olaydı ve daha pahalıydı. Tabii bu 4 ülke ve Avrupa Birliği ülkelerinin bir önceliği vardı. Fakat, sıkı bir denetimle diğer ülkelerden de sınırlı sayıda astronot davet edilebiliyordu. Axiom Space ile NASA arasındaki anlaşmayla, daha önceki sorunuzda cevap verdiğim şekilde bu işler baya bir kolaylaştı. Tabi SpaceX tarafından yapılan roket teknolojileri konusundaki çalışmalar da çok önemli. Belirli bir dönem, NASA bile Rusya ve onun Soyuz uzay araçlarının insafına kalmıştı uzaya gidebilmek için.
Hocam uzay araştırmaları neden önemli? Uzay istasyonunda birçok deney gerçekleşiyor elbette farklı amaçlar ve hedefler vardır ama genel olarak bakıldığında uzay istasyonunda yapılan araştırmaların önemi nedir?
Uzay istasyonunda yapılan araştırmaların ve deneylerin hem derin uzay görevleri gibi daha ileri uzay çalışmalarına hem de dünya şartlarındaki bir durumun iyileştirilmesine yönelik amaç ve hedefleri olur. Alper Bey’in yaptığı ve yapacağı testlerden örnekler verdik. Uzay istasyonunda şimdiye kadar 2000’den fazla bilimsel çalışmadan 2500’e yakın bilimsel yayın çıkmış. Her yeni uzay görevinde öğrenilen yeni bir bilgi insanlığa inanılmaz faydaları olan teknolojilerin keşfini beraberinde getirir. Bunlara, uzay spin-off ya da uzay teknolojisinin yan ürünleri diyoruz. Bu ürünler, uzayda karşılaşılan bir sorunu çözerken, aynı zamanda dünya şartlarında da yararlı olabileceği düşünülen ürünler. Mesela gıdaların şoklanması ve vakumlanması, uzaktan kumanda teknolojisi, dalış tüpleri, visko hafızalı sünger v.b. birçok örnek verilebilir.
Hocam Türkiye uydu çalışmalarına oldukça önem veren bir ülke ve yıllardır kendi uydularını geliştiriyor bunun yanında uzay araştırmaları ve çalışmaları ne durumda? Hedefler neler?
Türkiye Uzay Ajansı ana çatı kurum. Tübitak Uzay olarak bilinen Tübitak Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü mevcut. TAI ve Aselsan var. Bu enstitü özellikle üniversiteler ile TAI ve Aselsan’la iş birliği halinde uydu teknolojileri araştırma-geliştirme ve uydu üretimlerine yoğunlaşmış durumda ve çok büyük ilerlemeler sağlandı. Şu anda aktif olarak çalışan 9 uydu mevcut. Bunlar iletişim uyduları ve gözlem uyduları olarak ayrılabilir. Gözlem uydularında yerlilik üst düzeyde. Şu anda üretilen Türksat 6A planlanan şekilde 2024 yılında uzaya gönderilirse Türkiye’nin ilk yerli iletişim uydusu olacak. Savunma amaçlı olarak başarılı şekilde kademe kademe ilerleyen bir balistik füze AR-GE ve üretim birikimi var. Roketsan gibi bir firma mevcut. Balistik ve seyir füzesi arasındaki en temel fark, izledikleri rota boyunca özellikle menziline göre balistik füze atmosferin de dışına çıkarak bir yatay atış hareketi yapar. Seyir füzelerinin ise rotası yere çok daha yakın. Kısa menzilli balistik füzeler geliştirildi. Orta ve devamında uzun menzil balistik füzeler şeklinde devam edecek. Bu balistik füze hakkında bilgi birikimi, Türkiye’ye kendi uzay roketlerini de geliştirme ve üretme imkânı verecek. Nitekim, 2023 yılı içinde Türkiye kendi imkanlarıyla Roketsan tarafından geliştirilen ilk yerli sonda roketini başarıyla denedi. Böylelikle Dünya yüzeyinin 50 km ila 1500 km yukarısına kadar faydalı yük kapasitesine göre çeşitli cihazlar çıkarılabilir. Bunun anlamı basitçe ifade edersek, yakın zamanda Türkiye bir mikro uydu fırlatma sistemine sahip olacak. Gelecek için benim öngördüğüm hedefler, bu çalışmaların üstüne koya koya giderek artması ve edinilen tecrübelerle sonraki aşamaların daha hızlı ilerlemesi. Uydu teknolojilerini daha da geliştirmek dışında ilk hedef, mikro uydu fırlatma sistemini işletmeye almak. Ay’a sert iniş ve yumuşak iniş devamında. Büyük uydu fırlatma sistemleri geliştirme ve işletmeye almak. Sonrası insanlı uçuşa izin veren roket ve uzay aracı sistemleri geliştirme olarak devam edecektir.
Hocam, malum Alper Gezeravcı’yı uzaya çıkaracak uzay gemisinin fırlatma programı iki defa ertelenmişti. 19 Ocak’ta uzay yolculuğuna başlayan Gezeravcı’nın 2 Şubat’ta dönüş yolculuğu başlayacak, süreç nasıl ilerleyecek?
Falcon 9 roketi, Alper Gezeravcı’nın da içinde yer aldığı Dragon Kapsülünü 80 km yüksekliğe çıkardıktan sonra geri dönmüş. Dragon kapsülü uzay boşluğu motoruyla devam ederek, 36 saat sonra istasyona varmıştı. Tabi bu yolculuğun bu kadar uzun sürmesi, istasyonun dünya çevresinde günde yaklaşık 16 kere dönmesi ve uzay boşluğunda en optimum bir yönelim ve kontrol ile bu istasyonla kenetlenmeyle alakalı. Böyle bir havacılık ve uzay mühendisliği dersi mevcut yönelim ve kontrol üzerine. Dönüş yine, bir dizi teknik ve fiziksel adım içerecek. Dragon kapsülü ile istasyondan ayrılacaklar. Dragon, otomatik komutlar veya yer kontrol merkezinin direktifleri ile istasyondan ayrılır. Bu aşamada, araç, itici sistemlerini kullanarak istasyondan güvenli bir mesafeye manevra yapar. Dünya’ya dönüş için Dragon, belirli bir hız ve açıyla yörüngeden ayrılır. Bu, atmosfere kontrollü bir giriş için kritik bir adımdır. İticilerin ateşlenmesiyle araç, atmosfere giriş rotasına girmek üzere yörüngeden çıkar. Atmosfere giriş sırasında, Dragon, yüksek ısı ve sürtünmeye maruz kalır. Ancak, aracın ön kısmındaki ısı kalkanı, bu aşırı sıcaklıklara dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Kapsül, atmosfere girdikten sonra düşüş hızının düşürülmesi için iki küçük paraşütlerini açılır ve devamında büyük paraşütler açılarak kontrollü bir biçimde okyanusa düşer. Dragon ABD Orlando açıklarında okyanusa inecek. İnişin ardından, kurtarma ekipleri hızla kapsüle ulaşarak astronotları ve kapsülü kurtaracaklar.
Hocam biraz da popüler bir soruya cevap aramak isterim nasıl astronot olunur? Muhtemelen en çok merak edilenlerden biri de bu.
Öncelikle uzun ve zorlu bir eğitim süreci mevcut. Ağırlıksız ortam koşulları, ani basınç değişimleri gibi zorlu koşullara dayanabilmesi için kişilerin fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı olmaları gerekiyor. Mühendislik, fizik, kimya, biyoloji, matematik ve bilgi teknolojileri alanında en az lisans, tercihen yüksek lisans veya doktora mezunu olmak gerekir. Çok iyi İngilizce bilmek gerekiyor. Bunlar aklıma gelen temel gereklilikler. Alper Gezeravcı’nın elektronik yüksek mühendisi olduğunu okumuştum. Aynı zamanda askeri jet pilotu. Tabi asker olmak bir kriter değil ama jet pilotu olmak özellikle yüksek G kuvvetine alışkın olmaları açısından bir avantaj sayılabilir. Tabi astronotun icra edeceği görev de seçiminde etkili olacaktır. Mesela, Tuva Cihangir Atasever de elektronik yüksek mühendisi, Roketsan’da aviyonik sistem mühendisi olarak çalışıyormuş ama pilot değil. Her ikisi de yüksek lisansını ABD’de yapmış. Yaşlarına bakıldığında da Alper Bey 44, Cihangir Bey 32 yaşında.
Hocam biraz da fakültemizden bahsetmek istiyorum. Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültemizle ilgili bilgiler almak isterim. Ülkemizin uzay programı, stratejileri kapsamında yapılan çalışmalar ve araştırmalar hakkında da bilgiler verebilir misiniz?
Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Kartepe’de Arslanbey yerleşkesinde bulunuyor. A ve B blok halinde olan fakültemiz Havacılık ve Uzay Mühendisliği, Uçak Gövde ve Motor Bakımı, Havacılık Elektrik ve Elektroniği ve Havacılık Yönetimi Bölümlerinden oluşuyor. 2023 – 2024 Eğitim Öğretim yılı itibariyle Fakültemiz Uçak Gövde ve Motor Bakımı ve Havacılık Elektrik – Elektroniği ve bölümlerimiz, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden, Hava Aracı Bakım Eğitim Kuruluşu çerçevesinde, B1.1 ve B2 lisans kategorilerinde lisans aldı. Böylelikle, türbin motorlu uçaklarda çalışacak mekanik hava aracı bakım teknisyeni ve aviyonik hava aracı bakım teknisyeni eğitimleri Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü lisanslı devam edecek. Ayrıca bölümlerimiz Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü onaylı bakım eğitim kuruluşu olarak eğitim faaliyetleri yanında bu lisansları ayrıca almak isteyen uçak bakım teknisyenleri için sınav faaliyetleri sürdürecek. Fakültemizin büyük bir hangarı, insansız hava araçlarının uçuşları için pistimiz var. Diğer sorunuza gelirsek; Ülkemizin uzay programının ve stratejilerinin belirlenmesi Türkiye Uzay Ajansı tarafından gerçekleştiriliyor. Türkiye Uzay Ajansı, Türkiye’nin uzay bilimleri programı ile genel havacılık ve uzay araştırmalarından sorumlu devlet kurumu. 9 Şubat 2021 tarihinde Türkiye Uzay Ajansı tarafından hazırlanan Millî Uzay Programı kamuoyuna tanıtıldı. Bu programda çeşitli kısa-orta ve uzun vadeli hedefler mevcut bunlardan bazıları; bir Türk vatandaşını bilimsel misyon için uzaya göndermek, uydu üretimini tek çatı altında toplamak, Ay’a sert iniş ve devamında yumuşak iniş yapmak, bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi kurmak, uzaya bağımsız bir şekilde erişmek için uzay limanı kurmak gibi hedefler mevcut.
Hocam yayınımıza katıldığınız için çok teşekkür ediyoruz. Bu değerli bilgileri paylaştınız, son sözlerinizi alarak sohbetimizi sonlandıralım.
Ben teşekkür ederim bu keyifli sohbet için. Radyo Ki’yi severek dinliyorum. Sizlere yayın hayatınızda başarılar dilerim. Son sözlerim, ulu önder Atatürk’ün “İstikbal Göklerdedir” sözünü tüm dinleyicilere, özellikle gelecek nesillere, tekrar hatırlatmak olsun.
Muhabir: Mehmet Karakuş
Kameraman: İrem Sudet Gülaydın
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.
Radyo Ki