YAŞASIN CUMHURİYET
Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esma Torun Çelik, Radyo K.İ.’de Cumhuriyet Özel Güne Bakış programına konuk oldu.
Sözlerine Cumhuriyet’in ilanının Türkiye’nin tarihsel süreci açısından öneminden bahsederek başlayan Doç. Dr. Esma Torun Çelik, 29 Ekim 1923’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve doğuş tarihi olduğunu vurguladı. Cumhuriyet’in ilanının ülke için bir dönüm noktası olduğunu belirterek devam etti.
Ardından Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden bahseden Doç. Dr. Çelik, o dönemde millet egemenliğinden söz etmenin mümkün olmadığını, son sözün yalnızca padişaha ait olduğunu söyledi. Mütareke döneminden sonra bölgesel çareler arandığını, ulusal direnişlerin başladığını ve Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışıyla bu hareketin ulusal bir mücadeleye dönüştüğünü ifade etti. Bağımsızlık ateşinin Samsun’da yakılmasıyla, Amasya’da yeni devletin bir cumhuriyet olacağına dair ilk mesajın verildiğini aktardı. Egemenliğin millete ait olduğunun ve milletin kendi kaderini tayin etmeye başladığının ilk kez Amasya Genelgesi’nde ifade edildiğini vurgulayan Doç. Dr. Esma Torun Çelik, Erzurum Kongresi‘nde ulusal iradenin egemen olacağı yönünde kararlar alındığını, Sivas Kongresi’nde ise bu ulusal egemenliğe sürekli vurgu yapıldığını söyledi. Ankara’da açılan meclisin, bu sürecin sadece bir direniş olmadığını, aynı zamanda bir devlet kurma mücadelesi olduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Esma Torun Çelik, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının yaşadığı zorluklar hakkında da dinleyicilere bilgiler aktardı. Doç. Dr. Çelik, 1. Meclis oluşturulurken tek amaçlarının vatanın kurtuluşu olduğunu ve bu sayede ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelerek ülkenin işgalden kurtarıldığını belirtti. Meclis açılmadan önce örgütlenme konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını, ancak Mustafa Kemal’in önderliği sayesinde halkın bir araya geldiğini ifade etti. Örgütlenme sorunlarının yanı sıra dönemin en büyük zorluklarından birinin maddi imkânsızlıklar olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Torun, silah alacak imkânların olmadığını, ancak halkın kendi çabalarıyla bu sorunların üstesinden geldiğini söyledi.
Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan reformlar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Esma Torun, 1923’ten 1938’e kadar ekonomiden eğitime, sağlıktan kültüre, siyasetten hukuka kadar birçok alanda devrim gerçekleştirildiğini vurguladı. Hilafetin kaldırılmasının çok önemli bir devrim olduğunu belirten Doç. Dr. Çelik, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile öğretimin birleştirildiğini ve eğitimin tek bir kurum üzerinden yönetilmesinin sağlandığını ifade etti. Eğitimin modernleşmesinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Çelik, medreselerin kapatıldığını, modern okulların açıldığını, karma eğitime geçildiğini ve kadın-erkek ayrımının ortadan kaldırıldığını belirtti. 1924’ten itibaren yeni Türk harflerinin kabul edilmesiyle okuma yazmanın çok daha kolay hale geldiğini söyleyen Doç. Dr. Çelik, Medeni Kanun hakkında da dinleyicileri bilgilendirdi. Kadının bir eşya gibi alınıp satılmasının önüne geçildiğini ve medeni hakların sağlandığını vurguladı. Ceza Kanunu ve Ticaret Kanunu’nun da çağdaş dünya ile uyumlu şekilde düzenlendiğini ifade eden Doç. Dr. Çelik, bu reformlarla modern bir Türkiye’ye adım atıldığını söyledi.
Cumhuriyetin erken dönem reformlarının uzun vadeli etkileri hakkında konuşan Doç. Dr. Esma Torun, devrimlerin büyük bir kısmının 1930’lu yıllara kadar gerçekleştirildiğini belirtti. Türk halkının kendi kimliğinin farkına varması için yapılan çalışmaların önemine dikkat çeken Doç. Dr. Çelik, bu reformların günümüzdeki birçok devlet kurumunun temelini oluşturduğunu ifade etti. Kadınların bugün geldiği noktanın çok önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çelik, günümüzde kadın ve erkek arasında yasal olarak hiçbir fark bulunmadığını söyledi. Siyasete yön veren devrimlerin, toplumsal yaşamın bir parçası haline geldiğini belirten Doç. Dr. Çelik, bilim ve hukuk alanındaki reformların da büyük oranda günümüze kadar sürdürüldüğünü ifade etti. Doç. Dr. Esma Torun, Günümüzde, cumhuriyet bilincinin geniş bir kitlede yer bulduğunu Türkiye’de yaşanan son olayların insanlara cumhuriyet düşüncesine sahip olmanın önemini daha iyi kavrattığını söyledi. Cumhuriyetin en büyük mirasının ulusal iradenin kullanılması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Esma Torun, özellikle kadınların elde ettiği hakların çok değerli olduğunu ve birçok ülkede bu tarz hakların bulunmadığını dile getirdi. Kadınların kendi kaderini belirleyebilme ve bağımsızlık haklarına sahip olmalarının pek çok ülkeye örnek olduğunu belirterek sözlerini noktaladı.
Muhabir: Emre Peri
Kameraman: Fatih Arslanoğlu
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz
Radyo Ki