GELECEĞİN SESSİZ SALGINI: BEYİN ÇÜRÜMESİ
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ömer Kardaş, Oxford Sözlüğü tarafından 2024 yılının kelimesi olarak seçilen “Beyin Çürümesi” ile ilgili Radyo Ki’de Güne Bakış programında soruları cevapladı. Doç. Dr. Kardaş, ekran bağımlılığının birey üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.
Doç. Dr. Ömer Kardaş, ‘beyin çürümesi’ deyiminin tıbbi bir karşılığı olmadığını, bunun modern dünyada zihinsel yorgunluk, yoğun ekran bağımlılığına ilişkin bilişsel beceri kaybını ifade eden bir metafor olduğunu belirtti. Doç. Dr. Kardaş, beyin çürümesinin ekran bağımlılığı nedeniyle yaşanan tembellik, erteleme, zihinsel dejenerasyon, tükenmişlik ve depresyon gibi mental sorunları içeren bir çatı kavram olduğunu söyledi. Doç. Dr. Kardaş bunların ayrıca bireyde ciddi bir amaçsızlığa da yol açtığını vurguladı.
Sosyal medyada ekran kaydırmanın uyku kalitesini bozmasına değinen Doç. Dr. Ömer Kardaş, ekrandan yansıyan mavi ışığın melatonin sentezine zarar verdiğine dikkat çekti. Doç. Dr. Kardaş, bu durumun geçmeyen bir yorgunluğa yol açabileceğini söyledi. Doç. Dr. Kardaş, yoğun ekran kullanımının dikkat süresini bozarak gençlerde yalnızlaşmaya yol açtığına da değindi. İnsanın sosyal bir canlı olduğunu ve sosyalleşmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Kardaş, ekran bağımlılığı dolayısıyla gençlerin sosyal yaşamdan kopmasının uyku problemlerini tetiklediğini, ilerleyen zamanlarda alkol ve madde kullanımı gibi sorunlarla yanlış baş etme yöntemlerine yönelmelerine zemin hazırladığını anlattı.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna sahip bireylerin ekran bağımlılığına daha yatkın olduğunu aktaran Doç. Dr. Ömer Kardaş, bunun nedeninin bu bireylerin duygularını kontrol etmekte zorlanmasından kaynaklandığını ifade etti. Doç. Dr. Kardaş, sosyal medyanın bu bireyler için gerçek hayattan bir kaçış aracı olarak görüldüğüne dikkat çekti.
Doç. Dr. Ömer Kardaş, sosyal medyanın etkisinin toplumda dikkat sorunlarına, üretkenliğin azalmasına, anksiyete ve depresyonun artmasına neden olacağını, gençlerde sosyal izolasyon gibi problemlerin ortaya çıkacağını ve tüm bunların küresel bir sorun haline gelebileceğini vurguladı. Doç. Dr. Ömer Kardaş, aşırı ekran kullanımına bağlı hareketsizliğin depresyona yol açtığını, depresyonun da hareketsizliği artırarak bir kısır döngü oluşturduğunu söyledi. Doç. Dr. Kardaş, bu sürecin obeziteyle ilişkilendiğini ve sosyal fobi gelişimine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Doç. Dr. Ömer Kardaş, ekran bağımlılığına karşı dijital detoksun önemine dikkat çekti. Ekran süresini kontrol etmenin gerekli olduğunu vurguladan Doç. Dr. Kardaş, günlük ekran süresinin azaltılması, ekransız günler geçirilmesi, spor gibi fiziksel aktivitelerin artırılmasının yararlarını anlattı. Doç. Dr. Kardaş, yatmadan en az 2 saat önce ekran kullanımının bırakılmasının da çok önemli olduğunu vurguladı.
Doç. Dr. Ömer Kardaş, önlem alınmazsa bağımlılık pandemisinde bağımlı bir nesille karşılaşılabileceğini söyledi. Doç. Dr. Kardaş, üretmeyen, dikkat dağınıklığı yaşayan, kaygı düzeyi yüksek, yalnız ve intihar oranlarının arttığı bir genç neslin oluşabileceği konusunda uyardı. Bu durumu önlemek için acıyı fark etmek, farkındalık temelli bir yaşam sürmek gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Kardaş, bu doğrultuda farkındalık terapilerinin etkili bir çözüm olabileceğini ifade etti.
İnsan beyninin en değerli varlık olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Kardaş, ‘İşleyen demir pas tutmaz’ prensibinden hareketle beynin aktif tutulması ve zorlanması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Kardaş, aksi halde ileride Alzheimer ve Demans gibi hastalıkların görülme ihtimalinin artabileceğini ifade etti. Beyni güçlendirmek için teknolojiyle dengeli bir ilişki kurulmasının önemine değinen Doç. Dr. Kardaş, küçük adımların büyük değişimlere yol açabileceğini vurguladı. Son olarak Doç. Dr. Ömer Kardaş, eğitim programlarıyla bu davranışların dönüştürülebileceğini, önleme programları ile bağımlılık davranışlarının gelişmeden müdahale edilebileceğini söyledi.
Muhabir: Zehra Nur Işın
Kameraman: Esma İnce
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.
Şunlar da hoşunuza gidebilir
Bunları da okuyabilirsin
Radyo Ki