BEYAZPERDEDE İKİ DEV İSİM
Müzikal belgesel türündeki “Epic: Elvis Presley Konserde” ile psikolojik dram türündeki “Chopin, Chopin!” filmleri bu hafta vizyona giriyor. Yapımlardan ilki, sahne efsanesi Elvis Presley’in yükselişini kendi anlatımıyla beyazperdeye taşırken diğeri Frédéric Chopin’in hastalık ve ölüm korkusu kıskacında müziğe tutunma çabasını odağına alıyor.
“Elvis” (2022) filminin yönetmeni Baz Luhrmann, yeni belgeseli için 1970’lerin iki önemli yapımı olan Elvis: That’s the Way It Is ve Elvis on Tour’un kullanılmamış görüntülerine ulaştı. Graceland arşivlerinden çıkan süper 8 mm filmler ve ses kayıtları, Peter Jackson’ın teknik desteğiyle restore edildi. Sessiz görüntüler dudak okuma uzmanlarının katkısıyla yeniden hayat buldu. Luhrmann, çalışmanın klasik bir konser kaydı olmaktan ziyade, Presley’in kendi sesiyle kurgulanan şiirsel bir anlatı olduğunu belirtiyor.
Belgesel, sanatçının 1969-1977 arasında verdiği binden fazla konseri ve sahnedeki eşsiz enerjisini merkeze alıyor. “Sahne benim evim” diyen Elvis, gospel, caz, blues ve country arasında dolaşan tarzıyla, enerjik performansı ve seyirciyle kurduğu güçlü bağla efsaneleşti. Yaygın kanının aksine, Luhrmann son yıllarında da zirvede olduğunu vurguluyor ve elindeki arşivin yeni bir yapım için yeterli olduğunu belirtiyor. Haftanın diğer öne çıkan yapımı “Chopin, Chopin!” ise 1835 Paris’inde, tüberküloz teşhisiyle yüzleşen 25 yaşındaki Frédéric Chopin’in portresini çiziyor.
Yönetmen Michał Kwieciński, besteciyi sadece bir deha olarak değil, zayıflıkları ve korkularıyla yaşayan gerçek bir insan figürü olarak resmediyor. Başrolünde Eryk Kulm’un yer aldığı 16,5 milyon Avro bütçeli yapım, Chopin bestelerini elektronik müzik öğeleriyle harmanlayan modern dokusuyla dikkat çekiyor. Polonya yapımında Chopin’i Eryk Kulm canlandırıyor; kadroda Victor Meutelet, Joséphine de La Baume ve Lambert Wilson yer alıyor. Film, Chopin bestelerini elektronik müzikle harmanlayan özgün dokusuyla öne çıkıyor.
Radyo Ki