Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59

Gelecek Program

Alternatif Zamanı

20:00 23:59


GÖZDEKİ “SESSİZ TEHLİKE” GLOKOM

8-14 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Büşra Yılmaz Tuğan, “sessiz tehlike” olarak bilinen glokomun kalıcı körlük riskine karşı uyardı. Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, hastalığın sinsi İlerlediğini belirterek erken teşhisin önemine dikkat çekti

Halk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen glokomun dünyada kalıcı körlüğün en yaygın nedenlerinden biri olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, kaybedilen görme yetisinin tıbben geri getirilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Glokomun en tehlikeli özelliğinin, erken evrelerde hiçbir ağrı, kanlanma veya belirgin görme bozukluğu yapmaması olduğunu belirten Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, hastalığın görme sinirini yavaş yavaş tahrip ettiğini söyledi. Hastaların çevre görüşlerini kaybettiklerini ancak çok geç aşamalarda fark edebildiklerini dile getiren Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, bu durumu “adeta bir tünelden bakıyormuş gibi hissetmek” olarak tanımladı. Sinir hasarı oluştuktan sonra geri dönüşün olmadığını hatırlatan Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, bu sinsi hastalığa karşı tek silahın sinir hasarı oluşmadan önceki erken teşhis olduğunun altını çizdi.

Kimler Risk Altında?

Hastalığın genetik ve çevresel faktörlerle yakından ilişkili olduğunu belirten Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, özellikle ailesinde glokom öyküsü bulunanlarda riskin normalden 7 kat daha fazla olduğunu hatırlattı. Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, 40 yaş üzerindeki bireylerin yanı sıra diyabet, yüksek veya çok düşük tansiyon ve şiddetli migreni olanların da dikkatli olması gerektiğini söyledi. Ayrıca yüksek miyop veya hipermetrop tanısı alanlar ile doktor kontrolü dışında uzun süreli kortizonlu ilaç kullananların “yüksek risk” altında olduğunu belirten Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, bu grupların düzenli kontrol yaptırmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Toplumdaki yanlış bir algıya da açıklık getiren Doç. Dr. Büşra Yılmaz Tuğan, sadece göz içi basıncının ölçülmesinin her zaman yeterli olmadığını ifade etti. Bazı hastalarda göz içi basıncı normal sınırlarda olsa bile “Normal Tansiyonlu Glokom” denilen sinir hasarının görülebildiğini söyleyen Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, görme alanı testleri, görme siniri lifi analizi (OCT) ve kornea kalınlığı ölçümü gibi ileri tetkiklerin tam teşekküllü bir muayenede mutlaka yapılması gerektiğini belirtti.

Modern Cerrahi Yöntemlerle Kişiselleştirilmiş Tedavi

Teşhis konulan hastalarda sürecin yönetilebilir olduğunu ve görmenin korunabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, güncel tedavi imkanlarından da bahsetti. İlk adımda genellikle göz damlalarının tercih edildiğini söyleyen Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, ancak ilaçların yeterli gelmediği dirençli vakalarda modern cerrahi yöntemlerin devreye girdiğini aktardı. Günümüzde kullanılan glokom drenaj implantları sayesinde en komplike vakalarda bile göz tansiyonunun kontrol altına alınabildiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz Tuğan, teknolojinin yardımıyla artık her hastaya özgü, kişiselleştirilmiş cerrahi çözümler sunabildiklerini kaydetti.

Doç. Dr. Büşra Yılmaz Tuğan, “Görmenizi şansa bırakmayın. Yılda sadece bir kez ayıracağınız 30 dakikalık detaylı bir göz muayenesi, dünyayı ömür boyu aynı netlikte görmenizi sağlayabilir” diyerek sözlerini noktaladı.

 

Muhabir: Cafer Şamlı

 


Bunları da okuyabilirsin