DİYABETLE YAŞAMDA UMUT VEREN KAMP
Kocaeli Üniversitesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Filiz Mine Çizmecioğlu Jones, Radyo K.İ.’nin “Güne Bakış” programında diyabet yönetimindeki güncel gelişmeleri paylaştı. Darıca Balyanoz Tesisleri’nde düzenlenen “Diyabetle Ortak Yaşam Aile Kampı”nın kazanımlarının ele alındığı programda Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, diyabetin bir “engel” değil, doğru teknoloji ve eğitimle yürütülen bir “yaşam dansı” olduğunu ifade etti.
Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Diyabetle Ortak Yaşam Derneği (DOYAD) iş birliğinde gerçekleştirilen kamp, Türkiye’nin dört bir yanından gelen aileleri bir araya getirdi. Radyo K.İ. mikrofonlarına konuşan Prof. Dr. Filiz Mine Çizmecioğlu Jones, diyabetli çocukların hayat yolculuğuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Tip 1 Diyabette Farkındalık ve Doğru Dil Vurgusu Diyabet tanısının aileler üzerinde yarattığı ilk sarsıcı etkiden bahseden Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, tanı sırasında diyabetli ve ailesi ile iletişimin ve tüm süreçte kullanılan dilin önemine dikkat çekti. “Biz diyabet hastası demiyoruz, diyabetli çocuklarımız diyoruz” sözleriyle kelimelerin bakış açısını şekillendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, kampın adındaki “ortak” vurgusunun da bu anlayışı yansıttığını belirterek, “Bazen yaşamdaki ortaklarımızı seçemeyiz ama dans edercesine uyumlu adımları birlikte atarsak yaşamın kolaylaştığını, normalleştiğini deneyimleriz” ifadelerini kullandı.
Toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine de değinen Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, ulusal bir projeye dönüşen “Okulda Diyabet” programı sayesinde erken tanıda öğretmenlerin rölünü, diyabet yönetiminde ailelere desteğinin önemini hatırlattı. Olulda diyabet programının doğru bilginin aktarılması ile akran zorbalığı yerine iyiliğin ve mutluluğunun yayılmasına katkıda bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, “Toplumsal farkındalığın artırılmasının ve doğru bilgilendirmenin, toplumsal desteğin gerekliliğine dikkat çekti. Teknoloji Lüks Değil, Adil Bir Sağlık Hakkı Programın en dikkat çekici başlıklarından biri, tip 1 diyabetlilerin teknolojiye sınırsız ve adil erişimine yönelik çağrı oldu. Sensörler ve insülin pompalarının pankreasın işlevini taklit eden yaşam kolaylaştırıcı sistemler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, bu cihazların yalnızca çocuklar için değil, 19 yaş üstü bireyler için de SGK kapsamına alınması gerektiğini söyledi.
Diyabetli ve ailelerinin günlük yaşamını önemli ölçüde kolaylaştıran bu teknolojilerin erişilebilir olmasının bir tercih değil, temel bir sağlık hakkı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, 90lı yıllarda parmaktan şeker ölçümünün sosyal güvenlik hakkı mücadelesine değinirken artık hiçbirimizin 30 yıl önceki cep telefonlarını kullanmadığımızı teknolojideki ilerlemeleri yakalayarak sağlıkta yapay zeka destekli sistemlerin kullanılması gerekliliğini ifade etti. Bu teknolojilerin bir lüks değil, tüm tip 1 diyabetliler için adil ve eşit şekilde sunulması gereken bir sağlık hizmeti olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, pankreası taklit edebilen bu teknolojiler ile diyabetli çocukların birer süper kahramana dönüştüğünü söyleyerek bir başka deyişle sensör ve pompayı birlikte “süper kahraman ekipmanı” olarak nitelendirdi. Tip 1 Diyabetliler Artık Pilot Dahi Olabiliyor Diyabetin hayallere engel olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, gelişen teknolojinin geçmişte imkânsız görülen birçok kapıyı araladığını söyledi.
Bir dönem tip 1 diyabetli bireylerin pilot olmasının mümkün görülmediğini hatırlatan Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, “Bugün Amerika’da yolcu uçağı kullanan tip 1 diyabetli pilotlar var. Teknoloji sayesinde engeller aşılabiliyor” sözleriyle diyabetli bireylerin yaşamın her alanında başarıyla yer alabileceğini ifade etti. Dört gün süren eğitim ve etkinlik programının başarıyla tamamlandığını belirten Prof. Dr. Çizmecioğlu Jones, gelecek yıl Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Türkiye’nin farklı illerinden daha fazla aileyi bir araya getirecek, kapsamı genişletilmiş bir kamp düzenlemeyi hedeflediklerini söyledi.
Muhabir: Mehmet Rıza Taşdöven
Kameraman: Şuğra Ünlü
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.
Radyo Ki