İSTEĞİMİZ, ÖĞRENCİNİN TARIMSAL ÜRETİMİ SEVMESİ
Kocaeli Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof.Mehmet Ufuk Kasım, Radyo K.İ.’de katıldığı Güne Bakış programın da Ziraat Fakültesini anlattı.
2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte adaylar tercih dönemine girecek. Üniversite adaylarının geleceğini belirleyen YKS sınavının sonuçları, 16 Temmuz’ da açıklandı.
Tercih dönemi boyunca öğrencilerin Kocaeli Üniversitesi hakkında bilgi sahibi olabilmeleri için Fakülte Dekanları ve Yüksekokul müdürleri Radyo K.İ.’de hafta içi her gün canlı olarak yayınlanan Güne Bakış Programına konuk oluyorlar. Bu kapsamda, Kocaeli Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ufuk Kasım, tercih yapacak öğrenciler için fakülte hakkındaki sorularımızı cevapladı. Dekan Prof. Dr. Mehmet Ufuk Kasım, fakültenin fiziki koşulları, uygulama alanları, eğitim yapısı, burs olanakları ve mezun öğrencilerin kariyer süreçleri ile ilgili bilgiler verdi.
Öncelikle bize fakültenizden biraz bahsedebilir misiniz? Kaç bölüm var? Öğrenci sayımız nedir? İkinci öğretim programlarımız var mı?
Şimdi Ziraat Fakültesi çiçeğe burnunda bir fakülte diyebiliriz. Yaklaşık üç yıldır eğitim öğretim vermektedir. Bu sene dördüncü sınıflarımız olacak. Yani ilk mezunlarımızı bu sene vereceğiz. Bunun mutluluğunu ve heyecanını da şu andan yaşıyoruz. Bölüm olarak iki tane bölümümüz var. Şu an aktif bölümlerimiz, Bahçe Bitkileri ve Bitki Koruma bölümü. Bunun dışında bir de aktif etmeye çalıştığımız Tarım Ekonomisi bölümü var. Bu üç bölümle devam etmeye çalışıyoruz. İlerleyen dönemde imkânların elvermesi durumunda diğer ziraat alanlarla ilgili diğer bölümleri, diğer branşlarla ilgili bölümleri de açma gayreti içerisinde olacağız. Okulumuz Bahçe Bitkileri ve Bitki Koruma bölümünde toplam olarak şu an 200’ün üzerinde öğrenci var. Bunlar kontenjan olarak Bahçe Bitkileri bölümü 40 öğrenci kontenjanıyla öğrenci alıyor. Bitki Koruma bölümü 30 öğrenci kontenjanıyla öğrenci alıyor. Yani önümüzdeki yıldaki öğrenciler alırsak ve yabancı öğrencilerle beraber yaklaşık olarak 300 öğrenci kotasına ulaşacağız. Genel olarak ikinci öğretim sizin de bahsettiğiniz gibi üniversitelerin tamamında yavaş yavaş kaldırılıyor. Sadece var olan öğrencilerin eğitimlerini tamamlamaları için bir süreç devam edecek. Ziraat fakültesi zaten ikinci öğretime çok uygun bir bölüm değil. Çünkü bizim işlerimiz uygulama alanlarımız daha çok açık alanlar, seralar, bahçeler olduğu için bu alanlarda özellikle kış döneminde havanın erken kararması dönemlerinde uygulama yapması ya da pratik yapması öğrencilerin pek mümkün olmuyor. O yüzden ikinci öğretim zaten ziraat fakülteleri için uygun olmadığı için bizde de hiç bu şekilde bir girişim olmadı. Bunun dışında yüzdelik dilimlere baktığımız zaman genellikle ziraat fakültesi diğer mühendislik fakültelerinden biraz daha farklı. Biraz daha böyle tercih eden insanların bu mesleği bilerek ya da bu mesleği severek gelmesi gerektiği için çok yüksek düzeyli dilimlerinden öğrenci alamıyoruz. Ancak yüksek dilimlerden öğrenci almamamız bizim için çok şikâyet ettiğimiz bir konu değil. Bizim en çok istediğimiz olay öğrencilerin tarımsal üretimi sevmesi, bitkiyi sevmesi, işte doğayı sevmesi, çevreyi sevmesi, insanlara bir şeyler üretebilmenin mutluluğunu yaşayabilecek bir felsefe ile bu okula gelmesi bizim için biraz daha önem kazanıyor. Aksi takdirde çok komplike bir meslek çünkü çok fazla alana hizmet veren bir meslek ve bu alanların içerisinde zaman, çalışma zamanı, mesai uygulamaları falan çok farklı. Bizde takvimsel işler yapmak zor. Bizim hep deriz, 7 gün, 24 saat, 365 gün tarımda üretim yapmak zorundasınız. Dolayısıyla öğrenci, bunu bilerek bunu severek gelirse bu meslekte başarılı olma imkânı daha fazla olur diye düşünüyorum.
Hocam Ziraat Fakültesini tercih edecek öğrencilerimiz için fakültemizi biraz da fiziki yapısıyla konuşalım. Ziraat Fakültesi nerededir? Kampüs olanakları nasıldır? Derslikler, kütüphane ders çalışma ve dinlenme alanları nasıldır?
Ziraat Fakültesi Arslanbey yerleşkesinde bulunuyor. Arslanbey yerleşkesi Kartepe ilçesi bünyesinde yer alıyor. Kocaeli’nin merkez ilçesi olan İzmit Merkeze yaklaşık olarak 9 km mesafede. Ulaşım imkânları oldukça fazla. Hem belediye otobüsleri hem belediyenin kontrolü altında olan halk otobüsleri sayesinde ulaşım oldukça kolay ve hızlı. Kampüsümüz yaklaşık 650-700 dönüm civarında bir alana sahip. Çok büyük bir kampüsümüz var. Daha önce merkez kampüsü olarak planlamış ancak depremden sonra bu düşünceden vazgeçilmiş. Çok büyük bir alanın içerisinde üç tane okul olarak kampüs içerisinde faaliyet gösteriyoruz. Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Ziraat Fakültesi ve İzmit Meslek Yüksek Okulu olarak aynı kampüsü paylaşıyoruz. İzmit Meslek Yüksek Okulunun içerisinde de ziraatla ilgili Tıbbi Aromatik Bitkiler Bölümü ile Gıda Bölümü var. Dolayısıyla bu bölümün imkânlarından da biz zaman zaman faydalanıyoruz. Okulumuzda fiziki yapı olarak yani derslik olarak oldukça avantajlıyız. Onun üzerinde dersliğimiz var. Bu dersliklerden bazıları oldukça büyük, 120 kişilik civarında. Küçük dersliklerimiz var. Onlarda minimum 50-60 kişi civarında kapasiteleri var. Aslanbey Meslek Yüksel Okulu’nun laboratuvarları bize devrolduğu için oradaki laboratuvar imkanlarını hala kullanıyoruz. Yeni laboratuvar oluşumlarımız var. Laboratuvarların fiziksel yapılarını düzenlemeyle ilgili son aşamaya ulaştığımız bazı planlarımız, projelerimiz var. Bunlar da muhtemelen önümüzdeki dönem başı içerisinde tamamlanacaklar. Laboratuvarlarımızın dışında dış alan ve sera uygulama alanlarımız var. Bu alanların içinde cam seramız var 540 metrekare büyüklüğünde. 5 tane plastik seramız var. Bunların her biri 120 metrekare büyüklüğünde. Kapalı bitki üretimle ilgili mantar üretimiyle ilgili bir kapalı tesisimiz var. Burada aynı zamanda bitki koruma bölümünün faydalı böcek üretimiyle ilgili planlarının yaptığı bir laboratuvar atölyesi de var. Bunun dışında öğrencilere sosyal faaliyet açısından geçen yıl bir kulüp kurulumu gerçekleşti Ziraat ve Sürdürülebilirlik Kulübü adında. Öğrenciler için bir kulüp odamız var. Tam olarak kulüp yeni kurulduğu için iç donanımını tamamlamış değiliz. Ancak öğrencilerin oturabilecekleri ya da rahat vakit geçirebilecekleri binamız içerisinde, fakültemiz içerisinde bir alan var. Bunun dışında kampüs içerisinde ortak bir yemekhane, aynı bina içerisinde bir kantin, mevcut. Kampüs içerisinde aynı şekilde yine bir kütüphanemiz mevcut. Umuttepe dışında bulunan iki kütüphaneden birisi bizim kampüs içerisinde yer alıyor. Aynı binanın içerisinde öğrenci işleri ve kampüs koordinasyon birimi de mevcut. Öğrencilere biz olabildiğince kampüs içerisinde sosyal olanaklar sunmaya çalışıyoruz. Spor tesislerimiz var, basketbol, voleybol, halı sahamız var futbol oynamak için. Bu alanları kullanmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda kampüsümüzün girişinde, yani kampüsün alanı içerisinde sayılacak, KYK’ye ait bir erkek yurdu var. Öğrencilerimizin, erkek öğrencilerimizin neredeyse dışarıdan gelen öğrencilerimizin tamamına yakını bu yurtta kalıyorlar. Kız öğrencilerimiz de Derbent bölgesinde KYK’nın Kız Öğrenci Yurdu var orada konaklıyorlar. Orada barınma imkânları var. Kampüsümüze oradan da her yarım saatte bir öğrenci yoğunluğuna göre direkt otobüs seferleri mevcut. Orası da 7-8 km civarında bir uzaklıkta.
Eğitim olanaklarından devam edelim, fakültenizin yurt dışı eğitim olanakları nelerdir? Öğrencilerimiz için kurulan yurtdışı iş birlikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Evet, var. Hatta bu sene sevindirici bir durum da ortaya çıktı. Bir tane öğrencimizi bu sene İtalya’ya gönderiyoruz. Erasmus anlaşmalarımız var, yaklaşık altı ülke, sekiz üniversiteyle anlaşmamız var. Bu üniversitelere öğrencilerimizin becerilerinin yeterli olması durumunda ve Erasmus ofisinin de bu öğrencileri uygun bulduğu takdirde anlaşmalı olduğumuz üniversitelere gönderebiliyoruz. Dediğimiz gibi yeni bir üniversiteyiz. İlk öğrencimizi bu sene göndereceğiz inşallah. O da iyi bir üniversite, iyi bir ülke olarak İtalya’da bir üniversiteye gidecek. Burada tabii öğrencilerimize tavsiyemiz şudur, Erasmus’ta ilk bakılan faktör yeterli seviyede bir İngilizce bilgisine sahip olmak. Öğrencilerimize hep geldikleri zaman eğer bu beceriniz varsa bunu geliştirin, eğer bu becerinizi zayıf görüyorsanız bunu arttırmak için, güçlendirmek için ne yapmanız gerekiyorsa yapın diye tavsiyede bulunuyoruz. Artık tüm sektörler içerisinde bu böyle. Yani bizim sektörde de sadece diploma yeterli olmuyor. Diplomanın yanında mutlaka bazı becerilere de sahip olmanız gerekiyor.
Ziraat Fakültesi yan dal/çift anadal imkânı sağlıyor mu? Bu konuda bilgi verebilir misiniz?
Yan dalımız yok ama çift anadal programı uygulamamız var. Çap programı kendi iki bölümümüz içerisinde Bitki Korumadan Bahçe Bitkilerine, Bahçe Bitkilerinden Bitki Korumaya çap yapma imkânı sunuyoruz. Tabii bu çap yapma imkânını her gelen öğrenci, her isteyen öğrenci yapamıyor. Üniversitemizin bir çap yönergesi var. Bu yönerge dâhilinde öğrencilerin sağlamış oldukları yetkinliklerle sağlanıyor. Bunun için belli bir başarı puanının oluşması gerekiyor. Bu başarı puanını sağlayan öğrenciler başvurdukları takdirde ÇAP programından faydalanabiliyorlar. Ancak şunu da unutmamak lazım. ÇAP programına girdiği zaman bir öğrenci biraz daha fazla gayret göstermesi gerekiyor. Daha fazla ders alıyor, daha fazla yoruluyor, daha fazla sınava giriyor. Bu yüzden birazcık bunları dikkat etmesi lazım. Eğer ben bunları yapabilirim diyorsa gayret göstererek bu öğrenciler devam edebiliyorlar. Şu an ÇAP yapan öğrencilerimiz mevcut.
Fakültenin burs olanakları nelerdir? Öğrencilerine ne tür imkânlar sağlıyor?
Genel burslar var bir de devletin sağlamış olduğu burslar var. Bölgemiz çok büyük bir sanayi bölgesi. Tabi sanayi dendiği zaman ziraat ve sanayi ne alaka diyecek insanlar çıkabilir ama burada zirai alanda da üretim yapan birçok fabrika var yani gübre fabrikaları Türkiye’deki en önemli gübre fabrikalarının merkezleri veya ana fabrikaları buralarda. Yani özellikle Gebze’den başlayarak bizim Körfez alanında çok sayıda gübre fabrikası var. Bu gübre fabrikalarının yanında büyük ilaç fabrikaları var. Bu ilaç fabrikaları ile biz sürekli işbirlikleri yapmaya çalışıyoruz. Gübre fabrikalarıyla işbirliği yapmaya çalışıyoruz. Mantar üretimiyle ilgili önemli bir firma var, onunla işbirliği yapmaya çalışıyoruz. Bu işbirliklerimiz hem bizim eğitimimize katkı şeklinde olabiliyor hem de öğrencilere burs imkânları şeklinde katkıda olabiliyor. Tabi burs imkânlarını alabilmek için de öğrencilerin belli şartları sağlaması gerekiyor. Başarı genelde bu firmaların aradığı en önemli şartlardan birisi. Çünkü bu firmalar kendilerine gelecekte potansiyel iş kaynağı, iş gücü kaynağı olarak bu elemanlara bakıyorlar. Dolayısıyla başarılı öğrencileri daha çok tercih ediyorlar. Başarının yanı sıra bu öğrencilerin gayretli, çabalı, girişken olmaları dikkat ediliyor. Bunları da nasıl ölçüyorlar diye sorabilirsiniz. Bunu da şu şekilde yapıyorlar, özellikle staj imkânları sağlıyorlar. Öğrencileri stajda daha iyi tanıyor firmalar. Öğrenci staja gittiği zaman çocuk çalışıyor mu? El becerisi takım çalışmasına uygun mu? Diğer yetenekleri var mı? Özellikle bilgisayar programlarından bazılarını kullanabiliyor mu? Bu gibi gözlemlerle bu öğrencileri kendilerine bir ileride oluşturacakları bir iş gücü havuzu oluştururken, bunları da oraya yerleştirip ilerleyen dönemlerde bu öğrencilere davet etme imkânları olabiliyorlar. Firmalarla bizim staj anlaşmalarımız oluyor. Firmalarda özellikle staj yeri bulamayan öğrencilerimiz için ya da buralarda staj yapmak isteyen öğrencilerimiz için biz bu işbirliği imkânlarını da sunmaya çalışıyoruz.
Fakülteden mezun olan bir öğrenci için iş olanakları hakkında bilgi verebilir misiniz? Mezunlarımız hangi alanlarda çalışabiliyor?
Aslında geçtiğimiz yıllarda 2019 sonu itibari 2020 yılında yoğun olarak yaşadığımız bir pandemi dönemi geçirdi dünya. Pandemiden sonra özellikle insanların İlk aklına gelen şey nasıl beslenecekleri yani daha önce çok kolay ulaşıp bir markete ya da bir pazara gittiklerinde çok rahatlıkla alabildikleri ürünleri bu sefer bulamama ya da bunlara ulaşamama sorunlarıyla karşılaşıldı. Bundan sonra dünyada ve bizim ülkemizde de ziraata ya da tarıma çok büyük bir eğilim başladı. Bu eğilimin sonucu olarak üniversitelerimizde ziraat fakültelerine olan tercih miktarı da arttı. Yani yoğun bir tercih oluştu. Bazı bölgelerde kontenjanların dolmaması gibi bir sıkıntı oluyordu ama son yıllarda bunu görmüyoruz. Sektör alanlarında farklı firmalar tarım alanında yatırımlar yapmaya başladılar. Tarımsal üretimde nasıl daha modern bir üretim yapabiliriz? Daha yoğun bir üretim nasıl yapabiliriz? Yurt dışında bunlar nasıl yapılıyor? Bunların örneklerini Türkiye’ye getirebilir miyiz? gibi. Böyle yatırımlar, araştırmalar yapılmaya başladı. Dolayısıyla bu da bizim sektördeki iş gücünün daha yaygın bir şekilde piyasada iş bulma şansını oluşturmaya başladı. Çok farklı alanlarda çalışabiliyor bizim mezunlarımız. Türkiye’de tarımın yönetildiği, tarımın sevk ve idare edildiği bir birimimiz var. Tarım Bakanlığı var. Tarım Bakanlığı Türkiye’deki önemli bakanlıklardan birisi. Yani tüm il ve ilçelerde Tarım Bakanlığı organize olmuş. Bu şekilde buralarda çalışıyorlar. Düzenli olarak buralara belli miktarda iş gücü kaynağı gerekiyor. Dolayısıyla kamu da Tarım Bakanlığı önemli bir kaynak olarak karşımıza çıkıyor. Diğer kamudaki kaynaklara baktığımız zaman kamunun bazı yan dalları var. Mesela Toprak Mahsulleri Ofisi gibi Tarım Kredi Kooperatifleri gibi. Yani kamuda kit şeklinde çalışan, kamu iktisatı teşebbüsü olarak çalışan bazı kurumları da var. Bu alanlarda sektörde önemli iş kapısı olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bizim öğrencilerimizin ya da ziraat mühendislerinin esas iş alanı özel sektörde. Türkiye dünyadaki önemli tarım ülkelerinden birisi. Mesela sebzecilik alanında ya da meyvecilik alanına baktığımız zaman bazı ürünlerde mesela meyvede birinci sıradayız üretimde. Mesela kiraz üretiminde birinci sıradayız. İncir üretiminde birinci sıradayız. Kayısı üretiminde birinci sıradayız. Mesela dünyada önemli sebze üretimlerinde de etkiliyiz. İlk 10’da 10’dan fazla sebze üretimimiz var. Mesela dünyada en çok üretilen sebze domates, biz 3. sıradayız. Toplam sebze üretiminde dünyada 3. sıradayız. Çin, Hindistan gibi çok büyük ülkelerin arkasından geliyoruz. Dolayısıyla çok büyük bir sektör bizim sektörümüz. Diğer bir alternatifi de bizim sektörde kendi işimizi kurma imkanımız da yüksek. Yani özellikle Bakanlığın, Tarım Bakanlığının destekleriyle ya da Avrupa Birliği projeleri ile. IPARD denilen bir proje çağrısı var şu anda aktif durumda. Ciddi anlamda 15 milyon liralara kadar ve bunların da %50’siyle %70’ine kadar hibe olarak verilebilen destekler var. Öğrencilerimiz kendi becerilerini takip edip bu becerileri pratiğe aktarabileceklerini düşünüyorlarsa bu desteklerden faydalanıp kendi işlerini kurma imkânları da oluyor. Ben öğrencilerime hep şunu tavsiye ediyorum. Hangi alanda çalışacağınızı okurken belirleyin. Bu alanda biraz tecrübe edinmek için bir yerlerde çalışın. Daha sonra kurmak istiyorsanız kendiniz o zaman kurun. Birden bu işe atlamak biraz zor. Çünkü işi biliyor olmak yetmiyor. Çünkü sektörü tanımak lazım, piyasayı tanımak lazım. Para yönetimini ya da tarımın yönetmeyi iyi bilmek lazım. Bu bakımdan çok geniş alanlarda tarım istihdam sağlıyor aslında baktığımız zaman.
Hocam sizce bir öğrenci neden Kocaeli Üniversitesi Ziraat Fakültesini seçmeli?
Kocaeli çok önemli bir bölge. İki denize kıyısı olan nadir illerden birisi. Doğası çok güzel. İklimi çok güzel. Bir taraftan da sanayi ile çok iç içe. Kocaeli Üniversitesi büyük metropollere yakın olduğu için bu metropollerden öğrencilerin ilgisini çekebiliyor. Dolayısıyla bir öğrenci çok uzak bir şehre gitmeden İstanbul’daki bir öğrenci gelip burada rahatlıkla eğitimini sürdürebilir. Barınma imkânları oldukça kolay, rahat. Bizim fakültemiz genç bir fakülte olmasına rağmen altyapısı daha önceki altyapıları kullandığımız için oldukça gelişmiş durumda. Bu altyapıyı da hızla arttırma yolunda çabalarımız devam ediyor. Biz öğrencilerimize şunu söyleyebiliriz, ziraati merak eden, ziraati kendine bir düstur edinmek isteyen öğrencilerimiz için Kocaeli Üniversitesi Ziraat Fakültesi bulunmaz bir fırsat. Bu fırsatı değerlendirebilmek için biz onlara iyi bir eğitim ve bu eğitimin sonunda onların kullanabilecekleri birer anahtar veriyoruz. Dolayısıyla Kocaeli Üniversitesi hem lojistik anlamda hem iklim anlamında hem de toprak yapısı bakımından Türkiye’de önemli artıları olan bir bölge. Alan olarak biraz dar olabiliriz ancak gelen öğrencilerimizi farklı bölgelere göre eğitip o bölgelerde ne yapabilecekleri konusunda bilgilerle donatıp gönderiyoruz.
Son olarak Ziraat Fakültesi’nin dekanı olarak tercih aşamasında olan aday arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?
Benim tavsiyem şu, kendi çocuklarım da var onlara da aynı şeyleri söylüyorum. Bir kere mesleğinizi kendiniz seçin. Yani hangi mesleği yapmak istiyorsanız başka birisinin etkisinde kalarak yapmayın bunu. Yani bir anne, bir baba, bir abi, kardeş sizin ne meslek yapacağınızı bilemez. Siz hangi meslekte başarılı olacağınızı öncelikle kendiniz seçin, kendiniz değerlenin. Bu konuda rehber öğretmenler özellikle başarılı bazı testler yapabiliyorlar. Bu testleri ben de yaptırmıştım. Lisedeyken çevre ziraat ve biyoloji alanlarında başarılı olacağım çıkmıştı. Dolayısıyla bu testler başarılı olabiliyor. Bu testleri yapabilirsiniz. Yani hangi alanlarda çalışıp başarılı olacağınız konusunu kendiniz seçin. Ziraatı seçtiğiniz zaman, ziraat ile mutlu olabilecek misiniz? Mutlu olabilmeniz için ilk anahtar kelime, bitkiyi tanımak lazım. Hayvanı tanımak lazım. Tanımak yetmez, sevmek lazım. Doğaya, çevreye saygılı bir insansanız, bitki, toprağı, insanı seviyorsanız, Bu meslekte başarılı olabileceğinizi düşünüyorum. Burada bir tane anahtar kelime var. Ziraat oldukça yoğun bir sektör. Dolayısıyla çok çalışma, çok çaba göstermek gerekiyor. Eğer bu mesleği severseniz, bu çabalarınızla başarılı olursunuz. Eğer bu işi sevmiyorsanız, bu okulu seçmeyin, tercih etmeyin. Daha başarılı olabileceğiniz yönlere yönelin. Ancak bizim mesleğimizi seçen, bizim mesleğimizi seven her insanı burada eğitimi görmeye davet ediyoruz. Yaş fark etmiyor, bizim yaşça daha ileri öğrencilerimiz de var. Gerçekten bu öğrenciler çok idealist bir şekilde geliyorlar ve çok başarılı oluyorlar. Şimdiden gelecek öğrencilere ve var olan öğrencilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.
Muhabir: Mehmet Karakuş
Kameraman: Fatmanur Çetinkaya
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz
Radyo Ki