Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Alternatif Zamanı

14:00 16:59

Dinlediğiniz Program

Alternatif Zamanı

14:00 16:59

Gelecek Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59


SİSMİK HAREKETLİLİK COĞRAFYAMIZIN BİR PARÇASI

Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Ergin Ulutaş, son günlerde sıkça konuşulan Santorini Adası ve ülkemizde yaşanabilecek sismik hareketliliği değerlendirmek için Radyo Ki “Güne Bakış” programının canlı yayın konuğu oldu.

2023 Kahramanmaraş merkezli depremin ardından üniversitemiz akademisyenleri tarafından deprem bölgesinde incelemeler yapıldığını ifade eden Doç. Dr. Ergin Ulutaş, hazırlanan raporlar ışığında çalışmalar yapıldığını anlattı. Doç. Dr. Ulutaş, ülkemizde depremler üzerine yapılan çalışmaların 1939 Erzincan depreminden günümüze sürdüğünü dinleyicilere aktarırken, özellikle 1999 Kocaeli depreminden sonra ülkemize kurulan sismometre ve ivme ölçer ağlarının depremlerin ülkemizdeki aktivitesini anlamakta önemli bir yer tuttuğundan bahsetti.

Ülkemizde, depremin etkilerinin azaltılması için uygulanan çalışmalardan birinin de Deprem Erken Uyarı Sistemleri olduğunu belirten Doç. Dr. Ergin Ulutaş, sistemin çalışma prensiplerini anlattı. Doç. Dr. Ulutaş, erken uyarı sistemlerinin depremi önceden tahmin edemediğini, ancak deprem olduğunda yıkıcı dalgaların ne zaman ulaşacağını saniyeler içinde tespit ederek gaz ve elektrik sistemlerini otomatik olarak kapatarak depremin yol açabileceği ikincil tehlikeleri engellediğini belirtti.

Doç. Dr. Ulutaş, son günlerde medyada önemli yer tutan “Türkiye’nin güneydoğusundan İran’a kadar uzanan devasa yarık” haberi ile ilgili de açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Ulutaş, bahsedilen alana ait bilginin yeni olmadığını ve milyonlarca yıllık bir oluşum süreci ile ilişkili olduğunu açıkladı. Bitlis-Zagros Kenet kuşağı olarak adlandırılan bu alanın deprem oluşturma potansiyeli yüksek bir alan olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ulutaş, çeşitli medya kaynaklarında belirtildiği gibi abartılı bir yarığın oluşacağı haberlerinin gerçeği yansıtmadığını, bölgedeki hareketin milyonlarca yıllık süreçler ile ilerlediğini belirtti.

Doç. Dr. Ergin Ulutaş, beklenen İstanbul depremi hakkındaki görüşlerini de aktardı. İstanbul’da beklenen deprem ile ilişkili fayın İstanbul kara alanına 10-15 km uzaklıkta olduğunu ve bu nedenle olası bir depremde 1999 Kocaeli ve 2023 Maraş depremleri gibi şehrin içinden geçen bir faylanma olamayacağını söyledi. Doç. Dr. Ulutaş, deprem tehlikesinin sadece fay hattının varlığıyla sınırlı olmadığını, asıl önemli olanın fay hattının hareketlenmesiyle ortaya çıkan deprem dalgalarının İstanbul’daki zayıf zeminlerde genliklerinin artarak (zemin büyütmesi) dayanıksız binaları yıkabileceğini vurguladı. Bu nedenle; olası depremin etkilerini en aza indirmek için jeofizik ve jeoloji mühendislerince detaylı zemin etütleri yapılması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Ulutaş, zemin büyütmesinin olabileceği lokasyonlarda inşaatların zemine uygun olarak tasarlanması gerektiğinin altını çizdi.

Doç. Dr. Ulutaş, son olarak da sismik etkinliğin yüksek olduğu Santorini adası depremleri hakkında bilgiler verdi. Santorini volkanının Kuvaterner yaşlı volkanik bir kompleks olduğunu ve o bölgenin Kolumbo gibi deniz içi volkan konileri içerdiğini belirten Doç. Dr. Ergin Ulutaş, bölgenin geçmiş dönemlerde pek çok volkanik patlamaya ev sahipliği yaptığını da sözlerine ekledi. Santorini civarındaki volkanik oluşumların Afrika Levhasının Avrasya levhası altına Hellenik yay boyunca dalması sonucu oluştuğunu belirten Doç. Dr. Ulutaş, volkan kompleksi ile ilgili bilinen en eski kanıtların MÖ 1600’lü yıllara kadar dayandığını açıkladı. Son olarak 1950’de aktifleşen Santorini’nin son yıllarda Elektronik Yerdeğiştirme Ölçüm cihazları ile hareketi izlendiğini ve bu ölçümler ile ada civarında yaşanan değişimlerin saptandığı dile getirdi. Doç. Dr. Ulutaş, bölgedeki deprem aktivitesini değerlendirirken, deprem fırtınaları şeklinde art arda gelen depremlerin ürettiği dalgaların genellikle kısa periyotlu olduğunu, buna karşılık volkanik aktivitelerle bağlantılı depremlerin ise daha çok uzun periyotlu dalgalar oluşturduğunu belirtti. Bölgenin volkanik potansiyelinin tarihsel kayıtlara bakılarak yüksek olduğunu belirten Doç. Dr. Ulutaş, adadaki yer değiştirme ölçümlerinin olası bir patlamayı gösterebileceğini vurguladı.

Muhabir: Davut Arıkan

Kameraman: Ayşenur Kondakcı

Röportajın tamamını  buradan dinleyebilirsiniz.