HÜCRESEL DÜZEYDE ERKEN TEŞHİS: KANSER ARTIK KAÇAMIYOR
Kocaeli Üniversitesi Uygulama Radyosu Radyo Kİ’de hastalıkların henüz hücresel düzeyde saptanmasına ve hedefe yönelik tedavisine olanak tanıyan Nükleer Tıp teknolojileri mercek altına alındı. Güne Bakış’a konuk olan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serkan İşgören, nükleer tıbbın tıp dünyasındaki stratejik dönüşümünü ve modern tedavi süreçlerindeki etkisini değerlendirdi
Kanserle mücadelede bir dönüm noktası olan nükleer tıp artık sadece hastalıkları görüntülemekle kalmıyor aynı zamanda doğrudan tedavi eden bir branşa dönüşüyor. Hastalığın erken evrede yakalanmasının kansersiz bir yaşamın anahtarı olduğunu belirten Prof. Dr. Serkan İşgören, nükleer tıbbın tümörlerin yerini hassas bir şekilde haritalandırarak tedavi sürecini doğrudan yönettiğini vurguladı. Özellikle PET-CT teknolojisinin kanserle mücadeledeki kritik rolüne değinen İşgören, vücuda verilen radyoaktif şeker sayesinde hızla büyüyen kanser hücrelerinin izini sürdüklerini ifade etti. Bu yöntemle tümörün konumunu tam isabetle saptayan nükleer tıp, klinisyenlere hastaya en uygun tedavi yol haritasını sunuyor. Nükleer tıbbı, hastane verimliliğini artıran “ana çarklardan biri” olarak tanımlayan Prof. Dr. İşgören, bu alanın sadece bir teşhis aracı değil, aynı zamanda radyoloji ve cerrahi ile tam senkronize çalışan dinamik bir disiplin olduğunu söyledi. Tıbbın teknolojiyle ulaştığı en ileri noktalardan biri olan bu branşın, kişiye özel tedavi sunarak modern tıp dünyasının en önemli dişlisi haline geldiğini altını çizdi.
Prof. Dr. Serkan İşgören bu dönüşümün merkezinde yer alan teranostik kavramıyla kanser hücrelerinin içeriden kuşatıldığını vurguluyor. Hedefe yönelik ilaçlarla gerçekleştirilen bu yöntemde radyoaktif maddeler doğrudan tümörün kalbine gönderilerek internal radyoterapi uygulanıyor. Kansere en yüksek dozda radyasyon verilirken sağlıklı dokuların korunması bu teknolojinin en stratejik avantajını oluşturuyor. Prof. Dr. İşgören radyoaktif maddelerin yalnızca kanserli hücreler tarafından tutulduğunu ve sadece birkaç milimetrelik bir alanda etki gösterdiğini belirtiyor. Bu milimetrik hassasiyet sayesinde normal hücreler minimum zarar görürken tümörler en yüksek dozla içeriden ışınlanarak etkisiz hale getiriliyor.
Kocaeli Üniversitesi Hastanesi, bünyesine kattığı Dijital PET-CT teknolojisiyle kanser teşhisinde bölge halkı için yeni bir dönem başlattı. Prof. Dr. Serkan İşgören, bu ileri teknolojinin en büyük avantajının, önceki sistemlere oranla radyasyon dozunu yarı yarıya düşürmesi olduğunu vurguladı. Eskiden 10 milikiuri dozla yapılan çekimlerin artık 5 milikiuri ile gerçekleştirilebildiğini belirten İşgören, bu durumun hem hasta konforunu artırdığını hem de sağlık risklerini minimuma indirdiğini ifade etti. Dijitalleşmenin getirdiği yüksek görüntü kalitesi sayesinde, milimetrik boyuttaki çok daha küçük tümörler bile artık görünebilir hale geliyor. Bu teknolojik imkanların tam kapasiteyle hastaların hizmetine sunulmasında multidisipliner bir yaklaşımın önemine değinen İşgören, hastane içindeki birimlerin tam bir uyum ve ekip ruhuyla çalışmasının verimliliği artıran temel unsur olduğunu kaydetti.
Muhabir: Büşra Eser
Kameraman: Aysima Özdemir
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz
Radyo Ki