Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

06:00 08:59

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

06:00 08:59

Gelecek Program

Alternatif Zamanı

09:00 10:59


PROF. DR. ŞİRİN: CUMHURİYET 150 YILLIK BİRİKİMİN ÜRÜNÜ

Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı ve Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim Şirin, Radyo Kİ’nin Güne Bakış programında cumhuriyetin İlanına giden tarihsel süreci değerlendirdi. Cumhuriyetin, Tanzimat’tan Meşrutiyet’e uzanan yaklaşık 150 yıllık modernleşme birikiminin sonucu olduğunu belirten Prof. Dr. Şirin, rejimin kalıcılığının hak ve sorumluluklarının bilincinde yurttaşlar yetiştirmekle mümkün olacağını vurguladı.

Radyo Kİ’nin “29 Ekim Güne Bakış Özel” programına konuk olan Prof. Dr. İbrahim Şirin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla cumhuriyetin ilanına giden süreci, Millî Mücadele döneminde atılan stratejik adımları, Kocaeli’nin lojistik önemini ve vatandaşlık bilincinin gelişimini değerlendirdi. Cumhuriyet’in yalnızca 1923 yılında ilan edilen bir yönetim biçimi olarak değerlendirilemeyeceğine işaret eden Şirin, bu dönüşümün arkasında uzun yıllara yayılan bir fikir ve zihniyet değişiminin bulunduğunu söyledi. Cumhuriyet’in bir son durak değil, sürekli geliştirilmesi gereken bir başlangıç olduğuna dikkat çeken Şirin, rejimi yaşatacak temel unsurun bilinçli toplum yapısı olduğunu ifade etti.

“Tebaadan vatandaşa bir günde evrilmedik”

Cumhuriyete giden tarihsel sürecin önemli aşamalarına değinen Prof. Dr. İbrahim Şirin, 1839 Tanzimat Fermanı ile can ve mal güvenliğinin güvence altına alınmasının, 1876 Kanun-ı Esasi ile de halk iradesinin anayasal düzlemde temsil edilmeye başlanmasının dönüşüm açısından kritik adımlar olduğunu söyledi. Büyük zihniyet değişimlerinin bir günde gerçekleşemeyeceğini belirten Şirin, “Beyler yarın cumhuriyeti kuruyoruz demekle cumhuriyet kurulmuyor. Tebaadan vatandaşa bir günde evrilmedik. ‘Hâkimiyet bilâ kaydü şart milletindir’ ifadesi Osmanlı metinlerinde yer almaz, ilk kez 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda karşılık bulmuştur. Dolayısıyla Mustafa Kemal Paşa 28 Ekim gecesi o tarihi kararı açıklarken, arkasında 150 yıllık devasa bir modernleşme birikimi bulunuyordu” dedi. Millî Mücadele’de saltanata bağlılığın bir süre daha korunmasını ve atılan temkinli adımları dönemin toplumsal koşullarına bağlayan Şirin, köklü monarşi alışkanlıklarının adım adım dönüştürüldüğünü belirtti. Şirin, Fethi Okyar hükümetinin istifasıyla patlak veren Meclis krizinin ise sistemdeki tıkanıklığı gözler önüne sererek cumhuriyete geçişi hızlandırdığını ifade etti.

“Yurttaşlık bilinci olmazsa cumhuriyet cila olarak kalır”

Cumhuriyet’in en önemli toplumsal kazanımlarından birinin birey ve yurttaş kimliğinin güçlenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Şirin, vatandaşlık kavramının “vazifeler” ve “haklar” olmak üzere iki temel unsuru barındırdığını hatırlattı. Bu unsurların farkında olunmaması durumunda vatandaşlığın yalnızca yüzeysel bir cila olarak kalacağını ve altında tebaa anlayışının yatacağını ifade eden Şirin, “Asıl mesele, toplum olarak gerçek anlamda cumhuriyet niteliği kazanabilmektir. Rejimi koruyacak asıl güç, anayasal hak ve hürriyetlerini bilen, ödevlerinin bilincinde olan yurttaşlardır” değerlendirmesinde bulundu. Hakların kimsenin lütfuyla verilmediğini, ancak mücadeleyle kazanılabileceğini dile getiren Şirin, Türk kadınının da Nezihe Muhiddin, Halide Edip ve Şükûfe Nihal gibi öncü isimlerle 1908’den itibaren dünya ile eş zamanlı biçimde bu hak mücadelesinin içinde yer aldığını vurguladı.

“Kocaeli, Milli Mücadele’nin can damarıydı”

Millî Mücadele yıllarında Kocaeli’nin stratejik konumuna dikkat çeken Prof. Dr. İbrahim Şirin, kentin İstanbul ile Ankara arasındaki ulaşım ve lojistik ağında kilit bir rol üstlendiğini söyledi. Fevzi Çakmak, İsmet İnönü ve Halide Edip gibi önemli isimlerin yanı sıra askerî mühimmatın da Kandıra ve Beypazarı hattı başta olmak üzere çeşitli güzergâhlar üzerinden Ankara’ya ulaştırıldığını anlatan Şirin, Kocaeli’nin bu kritik rolünü “İstiklal Yolu” ifadesiyle tanımladı. İşgal güçlerinin yanı sıra yerel Rum ve Ermeni çetelerinin baskılarına karşı bölge halkını korumak amacıyla Mustafa Kemal Paşa’nın talimatıyla örgütlenen direnişte Yahya Kaptan’ın öne çıktığını belirten Prof. Dr. Şirin, Yahya Kaptan ve yerel direnişçilerin sağladığı lojistik desteğin Millî Mücadele’nin seyrine büyük katkı sunduğunu sözlerine ekledi.

Muhabir: Begüm Küçük

Kameraman: Aysima Özdemir

Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.