Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Alternatif Zamanı

14:00 16:59

Dinlediğiniz Program

Alternatif Zamanı

14:00 16:59

Gelecek Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59


15 TEMMUZ’UN 10. YILINDA MİLLİ İRADE VE BİRLİK VURGUSU

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla Kocaeli Üniversitesi Uygulama Radyosu Radyo Kİ’de yayınlanan Güne Bakış programında, 15 Temmuz’un toplumsal hafızadaki yeri ve milli birlik ruhu ele alındı. Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu, 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin engellenmesi değil, aynı zamanda milletin birlik ve beraberlik iradesinin simgesi olduğunu vurguladı. Soylu, “Bazı anlar vardır; yaşanırken destan, anlatılırken tarih, unutulurken ihanet olur” sözleriyle 15 Temmuz ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.

Doç. Dr. Soylu, 15 Temmuz gecesinde siyasi görüşlerin, ideolojik farklılıkların ve taraftarlık rekabetinin geri planda kaldığını belirterek, milletin ortak bir amaç etrafında kenetlendiğini ifade etti. Farklı takım taraftarlarının omuz omuza direndiğini hatırlatan Soylu, meydanlarda sergilenen dayanışmanın toplumsal hafızada kalıcı bir iz bıraktığını ve Çanakkale ruhunun hâlâ canlı olduğunu gösterdiğini söyledi.

Milli Hafıza ve Millet-Devlet İlişkisi

15 Temmuz gecesi binlerce insanın sokaklara dökülmesini sıradan bir siyasi refleks ya da tesadüf olarak görmemek gerektiğini belirten Doç. Dr. Soylu, bu direnişin temelinde Türk milletinin genetik kodlarındaki sarsılmaz vatan sevgisi ve devlet-millet bütünleşmesinin yattığını vurguladı. Türk milletinin bağımsızlığı bedel ödenmesi gereken bir değer olarak gördüğünü ve bu uğurda canı dahil her türlü bedeli ödemekten bir saniye bile tereddüt etmeyeceğinin altını çizen Doç. Dr. Soylu, kriz anlarında gösterilen bu refleksin tarihsel bir miras olduğunu hatırlattı. Batılı siyaset teorilerinin aksine Türk kültüründe devletin pasif bir hizmet birimi değil, sığınılacak koruyucu bir “baba” figürü olarak kabul edildiğini belirten Doç. Dr. Soylu, devlet organları felç edilmek istendiğinde milletin adeta bu koruyucu rolü üstlenerek kendi devletine cansiperane sahip çıktığını ifade etti. Bu aidiyet duygusunun bugün de sürdüğünü dile getiren Soylu, kamuoyu araştırmalarının da olası bir tehdit karşısında toplumun büyük bölümünün benzer bir kararlılık göstereceğine işaret ettiğini ifade etti.

Direnişin Temel Motivasyonu

O gece tankların ve uçakların karşısına dikilen halkın gösterdiği kararlılığı sıradan bir insan psikolojisinin ötesinde, çok güçlü bir savunma azmi olarak nitelendiren Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu, insanları sokaklara döken asıl gücün milli değerlere yapılan taarruza karşı duyulan derin öfke olduğunu hatırlattı. Milletin kendi silahlarıyla kendi insanına kurşun sıkılmasına karşı büyük bir haksızlık duygusu ve tepki geliştirdiğini belirten Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu, “Bu direnişin arkasında, meşru iradenin gasp edilmeye çalışılmasına karşı duyulan derin bir haksızlık öfkesi vardı. İnsanları harekete geçiren, her türlü korkuyu bastırarak sokağa döken en güçlü motivasyon; vatanı, bayrağı, ezanı ve bağımsızlığı koruma inancıdır” dedi.

“Ortak Miras, Somut Hikayelerle Geleceğe Taşınmalı”

15 Temmuz ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının her vatandaşın sorumluluğu olduğunu belirten Soylu, bunun yalnızca anma programlarıyla değil, yaşanmış gerçek hikâyeler aracılığıyla mümkün olacağını ifade etti. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nın hafızalarda somut anlatılarla yer edindiğini hatırlatan Soylu, 15 Temmuz’un da aynı anlayışla gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi.

Dijital araçların bu süreçte etkin kullanılmasının önemine dikkat çeken Soylu, “15 Temmuz, herhangi bir siyasi kesimin ya da partinin değil, tüm milletin ortak ve mukaddes bir mirasıdır.” diyerek, milli hafızayı canlı tutmanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Muhabir: Cafer Şamlı

Kameraman: Fatih Özel

Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.

 

 


Bunları da okuyabilirsin