ERTELEME ALIŞKANLIĞINA UZMANINDAN ÇÖZÜM REÇETESİ
Tıp dünyasında “prokrastinasyon”, halk arasında İse “erteleme hastalığı” olarak bilinen alışkanlığın bilinmeyen yönleri Radyo K.İ.’de mercek altına alındı. Güne Bakış programına konuk olan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Geniş, bu sinsi döngünün ardında yatan psikolojik ve biyolojik faktörleri değerlendirdi.
“Erteleme Tembellikten Tamamen Farklı”
Doç. Dr. Bahadır Geniş, ertelemenin psikiyatride tek başına bir hastalık olmadığını, günlük yaşamı felç eden önemli bir belirti ve ‘buzdağının görünen yüzü’ olduğunu ifade etti. Toplumdaki yaygın önyargının aksine, erteleyen kişilere “tembel” demenin yanlış olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Geniş, “Tembel bir insan durumundan memnundur ve suçluluk duymaz. Erteleyen kişi ise yoğun pişmanlık, suçluluk ve huzursuzluk yaşar” tespitinde bulundu. Bu davranışın temelinde sanılanın aksine iradesizliğin değil, başarısızlık korkusu ve mükemmeliyetçiliğin yattığını belirten Doç. Dr. Geniş, “Tam yapamazsam hiç yapmayayım” düşüncesiyle oluşan olumsuz duygulardan kaçmak isteyen kişilerin anlık hazlara yönelebildiğini söyledi.
Zihindeki ‘Açık Sekmeler’ Bedeni Hasta Ediyor
Sürekli ertelenen işlerin, zihinde arka planda açık kalan bir sekme gibi tehdit algısı yarattığına dikkat çeken Doç. Dr. Geniş, bu kronik stresin faturasının bedene kesildiğinin altını çizdi. Salgılanan kortizol ve adrenalin gibi stres hormonlarının zamanla baş ağrısı, migren, fibromiyalji, diş gıcırdatma ve mide-bağırsak problemlerine yol açtığını dile getiren Geniş, ertelemenin depresyon, anksiyete ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile yakın ilişkisi olduğunu kaydetti. Gündüz kendine vakit ayıramayanların yaşadığı “gece uyku ertelemesi”nin biyolojik ritmi bozduğunu da hatırlatan Doç. Dr. Geniş, rutin sağlık kontrollerini ertelemeyi ise bu sürecin en tehlikeli boyutu olarak nitelendirdi.
Erteleme Döngüsünü Kıracak Tavsiyeler
Ertelemenin kişisel bir beceriksizlikten ziyade bir “sistem hatası” olduğunun altını çizen Doç. Dr. Geniş, çözüm için bireylere öncelikle kendilerini suçlamayı bırakmalarını ve öz şefkat geliştirmelerini tavsiye etti. Bu kısır döngüyü kırmak için hedeflerin “mikro adımlara” bölünmesi gerektiğini belirten Geniş’e göre, sadece çalışma masasına geçmek ya da bir işe başlamak için beş dakika ayırmak gibi ufak hamleler, motivasyonu artırmak için oldukça etkili. Çalışma ve mola sürelerini somutlaştıran Pomodoro tekniğinin süreci yönetilebilir kıldığını belirten Doç. Dr. Geniş, akıllı telefonları başka odaya bırakarak cihazlara erişimde ‘sürtünme kuvveti’ yaratmanın ve sosyal medya detoksu uygulamanın odaklanmayı büyük ölçüde artıracağını da sözlerine ekledi.
Muhabir: Leman Yalçın
Kameraman: Harun Efe Taşkara
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.
Radyo Ki