SAĞLIKLI YAŞLANMANIN ŞİFRESİ: DOĞRU ALIŞKANLIKLAR VE BİLİNÇLİ TAKİP
Dünya genelinde ve Türkiye’de hızla artan yaşlı nüfusla birlikte “sağlıklı yaşlanma” kavramı daha da önem kazanıyor. Dünya Yaşlılar Günü kapsamında Radyo K.İ.’de yayınlanan Güne Bakış programı, bu önemli konuyu gündemine taşıdı. Programa konuk olan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sena Destan Bünül, sağlıklı ve bağımsız bir yaşlılık dönemi için yapılması gerekenleri anlattı.
“Demans Yaşlanmanın Doğal Bir Parçası Değildir”
Demansın yaşlanmanın doğal bir parçası değil, patolojik bir süreç olduğunu belirten Doç. Dr. Sena Destan Bünül, ileri yaşta görülen her belirtinin olağan sayılmaması gerektiği konusunda uyardı. Toplumda sıkça karıştırılan kavramlara açıklık getiren Doç. Dr. Bünül, demansın düşünme, akıl yürütme ve yön bulma gibi bilişsel fonksiyonların kaybını ifade eden genel bir çatı tanım, Alzheimer’ın ise demansa yol açan en yaygın neden olduğunu belirtti. Normal yaşlanma ile patolojik yaşlanma arasındaki ince çizgiye dikkat çeken Bünül, yaşa bağlı hafif yavaşlamaların ve ufak unutkanlıkların olağan sayılabileceğini ifade etti. Şikayetlerin günlük yaşamı etkilemesi durumunda tıbbi değerlendirmenin şart olduğunun altını çizen Doç. Dr. Bünül, “‘Yaşlılıkta her şey olur’ düşüncesiyle çok önemli hastalıklar gözden kaçırılabiliyor. Eğer şikayetler kişinin günlük işlevlerini bozuyorsa, sıklaşıyor ve tekrarlıyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır” dedi. Unutkanlığı tetikleyen diğer faktörlere de değinen Doç. Dr. Bünül, ileri yaşta görülen uyku bozuklukları, depresyon ve işitme kayıplarının da bilişsel süreçleri olumsuz etkilediğini belirtti. Bünül, “Birey kelimeleri duyamadıkça unutkanlık şikayetleri artar. Bu yüzden işitme ve depresyon taramaları kesinlikle ihmal edilmemelidir” ifadelerini kullandı.
Ev Kazaları ve Düşmeler Basite Alınmamalı
İleri yaş grubunda yaşanan ev kazalarının ve düşmelerin kesinlikle hafife alınmaması gerektiği konusunda uyaran Doç. Dr. Bünül, görünürde bir kırık veya şikayet olmasa dahi her düşmenin ardından mutlaka tıbbi kontrolden geçilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Yaşlılık döneminde kas kaybı, denge bozuklukları, ani tansiyon düşmeleri ve görme kayıplarının ev içi kazaları doğrudan tetiklediğini belirten Bünül, bu kazaların önüne geçebilmek için yaşam alanlarının güvenli hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Alınabilecek fiziki önlemlere de değinen Doç. Dr. Bünül, evlerde loş ışık yerine yeterli aydınlatma sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Ortalıkta dolaşan kabloların, kayan halı kenarlarının ve kapı eşiklerinin ciddi düşme nedenleri arasında yer aldığını belirten Bünül, riskli bireyler için özellikle tuvalet ve banyolara tutunma barları yerleştirilmesini de tavsiye etti.
“Nasıl Yaşarsak Öyle Yaşlanırız”
Sağlıklı yaşlanmanın temellerinin genç ve orta yaşlarda atıldığını vurgulayan Doç. Dr. Sena Destan Bünül, “Nasıl yaşarsak öyle yaşlanırız” diyerek erken dönemde benimsenen yaşam tarzının önemine dikkat çekti. Güçlü bir sosyal çevreye sahip olmanın ve zihni aktif tutan hobiler edinmenin hem ruhsal hem de bedensel yaşlanmayı geciktiren en güçlü kalkan olduğunu belirten Bünül, “Fiziksel sağlık ile ruh sağlığı birbirinden ayrılamaz, ileri yaştaki içe kapanma ve depresyon asla göz ardı edilmemelidir” dedi. Tansiyon ve şeker gibi kronik hastalık risklerinin erkenden kontrol altına alınması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Bünül, hücre ve doku yaşlanmasını hızlandıran sigaradan kesinlikle uzak durulması gerektiğinin altını çizdi. Bünül, beslenmede protein dengesinin korunmasının, bireysel sağlık durumuna uygun sıvı tüketiminin ve günlük düzenli yürüyüşlerin kas kütlesini korumak için şart olduğunu hatırlattı.
Bireylerin ileri yaşlarda da bağımsız bir yaşam sürebilmesinin temel hedef olması gerektiğini aktaran Doç. Dr. Bünül, bu süreçte evde bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin doğru koordinasyonunun büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Muhabir: Büşra Eser
Kameraman: Aysima Özdemir
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.
Radyo Ki