MARMARA’DAKİ TEHLİKE: MÜSİLAJ
Pandemiden beri hayatımızda olan müsilaj, Marmara bölgesinin büyük sorunu haline geldi. Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden Arş. Gör. Mesut Sezer, Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununu konuşmak için Radyo Ki’nin Güne Bakış programına konuk oldu.
Arş. Gör. Mesut Sezer ilk olarak müsilajın ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna değindi. Arş Gör. Sezer, musilajın yapısında çeşitli besin elementlerinin olduğunu belirtirken, musilajın suyun içinde fotosentez yapan canlılar olan fitoplanktonların artmasıyla ortaya çıktığını söyledi. Arş. Gör. Mesut Sezer denizin içindeki evsel atıkların artmasıyla fitoplanktonların büyüdüğünü aktardı. Arş. Gör. Sezer, fitoplanktonların öldükten sonra bakteriler tarafından çürüme evresine geçtikten sonra musilajın ortaya çıktığını dile getirirken buna bağlı olarak fitoplanktonların kurumasıyla musilajın tamamen orataya çıktığını söyledi. Arş. Gör. Sezer, bunun dışında bazı deniz canlılarının hareket etmesini sağlamak için musilaj ürettiğini söyledi. Arş. Gör. Mesut Sezer, musilajın ilk olarak 2021 yılında fitoplanktonların aşırı artışlarının sonucunda gözle görülür hale geldiğini belirtirken ilk ortaya çıkışının 2007 olduğuna dikkat çekti. Aşırı evsel maddenin Müsilajın oluşmasındaki çevresel faktörlerden olduğunu dile getiren Arş. Gör. Mesut Sezer, küresel ısınmanın da nedenler arasında olduğunu söyledi.
Arş. Gör. Mesut Sezer, Marmara Denizi’ni müsilajdan etkilenmeye bu kadar hassas kılan özellikleri hakkında konuşmasına devam etti. Marmara Denizi’nin kapalı bir ekosistemden oluştuğundan dolayı, suyun sirkülasyona maruz kalmadığını belirten Arş. Gör. Mesut Sezer, bunun müsilajdan etkilenmesinin birinci nedeni olduğunu belirtti. Arş. Gör. Sezer sudaki Marmara Denizi’ndeki tuz seviyesinin sürekli değiştiğini belirtirken fitoplanktonların tuz oranının az olduğu yerlerde çoğaldığını söyledi. Arş. Gör. Sezer sıcaklığın müsilaj oluşumundaki önemli bir neden olduğunu belirtti. Sıcaklığın artmasıyla müsilajın katılaştığını belirtti.
Müsilajın Marmara Denizi’ndeki ekosistem üzerinde yarattığı etkileri hakkında da konuşan Arş. Gör. Mesut Sezer, en önemli etkinin oksijenin azalmasının olduğuna dikkat çekti. Oksijen yetersizliği nedeniyle balık ölümlerinin arttığını söyleyen Arş. Gör. Mesut Sezer, bundan dolayı besin zincirinin değiştiğini kaydetti.
Müsilajın halk sağlığını nasıl tehdit ettiği hakkında bilgiler veren Arş. Gör. Mesut Sezer, müsilajın kendi içinde bakterileri topladığını bundan balıkların bundan etkilendiğini belirtti. Arş. Gör. Sezer bu balıkları tüketen insanlarında bakterilerden etkilendiğini söyledi. Arş. Gör. Mesut Sezer, iklim değişikliğinin müsilaj üzerindeki etkileri hakkında konuştu. İlk etkinin su sıcaklığının artması olduğunu belirten Arş. Gör. Sezer, su içindeki asitin artmasının ve biyolojik çeşitliliğin de artmasının etkili olduğunu vurguladı.
Arş. Gör. Mesut Sezer, Marmara Denizi’nde kentsel ve sanayi kaynaklı kirliliğin temizlenmesi için atık su arıtma tesissilerinin arttırılması gerektiğini belirtti. Arş. Gör. Sezer bu tesislerin çevre dostu hale getirilmesi gerektiğine de dikkat çekti.
Müsilajın temizlenmesi için bugüne kadar hangi çalışmalar yapıldığına değinen Arş. Gör. Mesut Sezer, sahil temizlik çalışmaları olduğunu söyledi. Atık su arıtma tesislerinde de geliştirilme yapıldığını vurgulayan Arş. Gör. Sezer, bu çalışmalardan en önemlisinin “Marmara Denizi Eylem Planı” olduğunun altını çizdi.
Müsilajı önlemek için uygulanabilecek uzun vadeli stratejiler hakkında bilgi veren Arş. Gör. Mesut Sezer, ilk yapılacak işin azot ve fosforun suya girişini önlemek olduğunu belirtirken tarım alanlarında organik gübrenin kullanılması gerektiğini söyledi. Arş. Gör. Sezer, karbon ayak izinin azaltılmasıyla da müsilajın azalacağını ekledi.
Arş. Gör. Mesut Sezer, son olarak bireysel olarak atıkların denize atılmamasıyla müsilaja önlem alınabileceğini belirtti. Arş. Gör. Sezer, yerel yönetimlerin ise denetimleri arttırılmasına dikkat çekerken, eğitim ve farkındalık seminerlerinin yapması gerektiğini söyledi.
Muhabir: Mert Dumlu
Kameraman: Gözde Güngör
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz
Radyo Ki