DENİZ EKOSİSTEMİNDE DENGEYİ DIŞ ETMENLER BOZUYOR
Denizlerde kirlilik tüm dünyada göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştı. Denizlerin kirlenmesi ile ilgili Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ayla Arslan, Radyo K.İ.’de Güne Bakış programında soruları cevapladı.
Prof. Dr. Ayla Arslan, denizlerdeki kirlenmeyi deniz suyu kalitesinin ve kullanım amacının bozulması olarak tanımladı. Prof. Dr. Arslan denizlerdeki kirliliğin son yıllarda daha çok konuşulmaya başlandığını çünkü denizlerde canlı yaşamının sayı ve türlerinin azalması, kıyılarda yapılaşmanın artması, aşırı avlanmanın sonuçları ile karşı karşıya kaldığımızı aktardı.
Dünyada 1.38 milyar kilometre küp su miktarının %97’sini denizlerin oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, sürdürülebilir su kaynakları için deniz kirliliğinin önlenmesinin önemini vurguladı. Denizlerde yaşanan kirliliğin çeşitlerini anlatan Prof. Dr. Arslan, örneğin sanayide kullanılan soğutma sularının tekrar denize verilmesinin termal bir kirlilik yarattığını söyledi. Kıyı yerleşim bölgelerinde denizlerin alıcı ortam olarak kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Arslan, evsel ve endüstriyel atık sularının arıtılarak denizler deşarj edildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Arslan bu durumun da deniz ekosisteminde değişiklikler yarattığını vurguladı. Gemi kaynaklı kirlilik hakkında da bilgiler veren Prof. Dr. Arslan, balık ağlarının denize bırakılmasının da denizlerde kirlenmeye neden olduğunu aktardı.
Tek hücreli planktonlar hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Ayla Arslan, planktonların doğal denge içerisinde olması gerektiğini söyledi. Belli türlerin çoğalması, deniz suyu sıcaklığının değişmesi ve sıcaklık tabakalaşmasının plankton çoğalmasında rol oynadığını belirten Prof. Dr. Arslan, dışarıdan bir müdahale olmadığında sistemin kendi içerisinde dengede olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Arslan, suda bulanıklık olduğunda güneş ışığının derinlere etki etmesinin zor olduğunu aynı zamanda çözülmüş oksijen seviyesinde de azalma olacağını bu durumda balık ölümlerinin gerçekleşeceğini anlattı.
Deniz Kirliliğin Önlenmesi Amacıyla Çeşitli Sözleşmeler Yapılıyor
Ulusal ve uluslararası ölçekte deniz kirliliğin önlenmesi amacıyla çeşitli sözleşmelerin yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Ayla Arslan, Akdeniz ülkeleri için Barselona Sözleşmesi imzalandığını aynı zamanda Avrupa Birliği kapsamında ise Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifinin yürürlüğe girdiğini vurguladı. Prof. Dr. Ayla Arslan, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2019 yılında ülkemizde deniz çöpleri ile Deniz Çöpleri İl Eylem Planları hazırlayarak uygulanması genelgesi yayımlandığını sözlerine ekledi. Deniz Çöpleri İl Eylem Planları Genelgesi hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Ayla Arslan, genelge kapsamında hem bölgesel hem de ulusal düzeyde çalışmalar yürütüldüğünü ve kamuoyunda farkındalık yaratılmasının hedeflendiğini anlattı.
Çöplerimizin Denize Ulaşmasını Engellemiz Gerekiyor
Prof. Dr. Ayla Arslan, son zamanlarda plastik üretimi ve tüketiminin hızla arttığını özellikle pandemi döneminde kullan at yaklaşımı ile birlikte plastik ürünlere yönelimin yükseldiğini söyledi. Okyanus ve denizlerde en önemli kirleticinin mikroplastikler olduğuna değinen Prof. Dr. Arslan, mikroplastiklerin hayatımızda büyük bir tehdit olduğunu vurguladı. Mikroplastiklerin deniz ortamında balıklar tarafından yem zannedildiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, balıklar bu mikroplastikleri bünyelerine aldıklarında besin zincirine karıştığını, sonucunda mikroplastiklerin dolaylı yoldan insan vücuduna kadar ulaştığını söyledi. Deniz çöplerinin kaynağında engellenmesi ve miktar olarak azalmasının önemine değinen Prof. Dr. Ayla Arslan, çöplerimizin denize ulaşmasını engellememiz gerektiğini vurguladı.
Dip Çamuru Deniz Ortamında Hareket Ederek Su Kalitesini Bozarak Müsilaja Sebep Oluyor
Marmara Denizi’nin kirliliği hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Ayla Arslan, Marmara Denizi’ne kıyısı olan illerde ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından ciddi çalışmaların yürütüldüğünü söyledi. Gemi atıklarının kabul edildiği tesisler olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, belediyeler tarafından da gerekli çalışmaların yürütüldüğüne değindi. Prof. Dr. Arslan, 2020-2024 yılları arasında Kocaeli İli Deniz Çöpleri İl Eylem Planı hazırlandığını ifade ederek, planda Kocaeli’nde bulunan üniversiteler ve ilgili kurum kuruluşlarla birlikte rapor hazırlandığını ve çeşitli farkındalık faaliyetleri gerçekleştirildiğini aktardı.
5 Kasım 2021 tarihinde Marmara Denizi ve Adalar’ın çevre koruma bölgesi ilan edildiğini ifade eden Prof. Dr. Ayla Arslan, bu kapsamda önemli projeler hazırlandığını ve bunlardan bir tanesinin de İzmit Körfezi Dip Çamurunun Temizlenmesi projesi olduğunu söyledi. Bu proje kapsamında yapılan çalışmaları anlatan Prof. Dr. Arslan, 15 metre derinliğe kadar yaklaşık 3.8 milyon metreküp çamurun deniz ortamından çekildiğini ve deniz suyunun arındırılarak geri verildiğini aktardı. Prof. Dr. Ayla Arslan, İzmit Körfezi’nde uzun yıllardır biriken dip çamurunun, denizde hareket ederek su kalitesini bozduğunu, suya koku ve bulanıklık kattığını söyledi. Prof. Dr. Ayla Arslan, bu projenin hedefinin sağlıklı bir ekosistem yaratmak olduğuna dikkat çekerek, projenin oldukça zahmetli ancak beklenti ve faydasının yüksek olduğunu vurguladı.
Muhabir: Mehmet Karakuş
Kameraman: Fatmanur Çetinkaya
Radyo Ki