Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Dinlediğiniz Program

Gelecek Program

Radyo Ki’de Pop

06:00 08:59


SINAV BİR SON DEĞİL, ARAÇTIR

Orta öğretime ve yüksek öğretime geçiş sınavları yaklaşıyor. Bu yıl 8-9 Haziran 2024 tarihleri arasında düzenlenecek yüksek öğretime geçiş sınavlarına 3.036.845 öğrenci başvurdu. Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Nejat Akfırat sınav kaygısıyla ilgili Radyo K.İ.’de Güne Bakış programında soruları cevapladı. Doç. Dr. Akfırat, çok fazla adayın gireceği bu sınavda kaygının olmasının çok doğal olduğunu belirterek, bu kaygıyı doğru yönetmenin önemine dikkat çekti.

Sınav kaygısının çok erken zamanlardan itibaren eğitim sisteminin içinde olduğundan ve insanlara ciddi korku verdiğinden bahseden Doç. Dr. Osman Nejat Akfırat aslında asgari düzeyde bir kaygının olmasının eğitimcilerin istediği bir konu olduğunu ifade etti. Bireylerin kendilerinin düzenlemesi ve yeni planlar yapabilmesi için kaygının olması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Akfırat bu kaygının düzeyinin fazla olması durumunda kişilerin sınava yönelik performansını büyük oranda etkilediğine dikkat çekti.

Doç. Dr. Nejat Akfırat sınav kaygısının belirtilerini anlattı. Bu belirtilerin aşırı uyarılma hali, edindiği bilgileri hatırlamadığını düşünme ve bazı fiziksel etkiler olarak ortaya çıktığına değinen Doç. Dr. Akfırat Türkiye’de çok fazla sınavla karşılaşmanın da etkisiyle bu kaygının kişilerin yaşamını çok zorlaştırdığından bahsetti. Doç. Dr. Akfırat sınav kaygısının başlamasında sınavın nasıl değerlendirildiğinin önemli olduğuna vurgu yaptı. Bireyin kendisine baskı yapması ve çevresinden aldığı uyarılmaları yanlış değerlendirmesi sonucu kişilerin sınav kaygısı yaşayabileceğinden bahseden Doç. Dr. Akfırat kişilerin hem duygusal hem de fiziksel olarak zarar görebileceğinin altını çizdi.

Sınav girecek adayların ailelerinden ve çevrelerinden gelen tepkilerin önemini anlatan Doç. Dr. Nejat Akfırat elbette herkesin iyi niyetli bir yaklaşım göstermek istediğini fakat sınavın yanlış değerlendirilmesi ve sürecin yanlış yürütülmesi durumunda ailelerin olumsuz dönütler verebildiğinin altını çizdi. Doç. Dr. Akfırat, ailelerin mükemmeliyetçi olmaya çabalamak yerine adaylarının başarısını takdir etme ve destekleyici bir tutum sergilemesinin çok daha olumlu sonuçlanacağından bahsetti. Sınava giren kişilerin sınavı yapamama korkusunun sınav kaygısının başlangıcı olduğuna değinen Doç. Dr. Akfırat adayların sınavın üstesinden gelebileceğine kendilerini inandırmasının sınav kaygısını azaltmada büyük önem taşıdığını anlattı. Sınav kaygısını azaltmada fiziksel egzersizlerin önemini vurgulayan Doç. Dr. Akfırat, sınavın son nokta olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, sınavların bir araç olarak algılanmasının daha doğru olacağını aktardı.

Muhabir: Mehmet Ali Sütcü

Kameraman: Sudenaz Aydoğan

Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.