Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59

Gelecek Program

Alternatif Zamanı

20:00 23:59


TÜRKİYE’NİN EN ÇOK TERCİH EDİLEN EĞİTİM FAKÜLTELERİNDEN BİRİYİZ

Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elif Çelebi Öncü, Radyo K.İ.’de katıldığı Güne Bakış programın da Eğitim Fakültesini anlattı.

“2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte adaylar tercih dönemine girecek. Üniversite adaylarının geleceğini belirleyen YKS sınavının sonuçları, ÖSYM’nin, yaptığı duyuruya göre 17 Temmuz’da açıklanacak.

Tercih dönemi boyunca öğrencilerin Kocaeli Üniversitesi hakkında bilgi sahibi olabilmeleri için Fakülte Dekanları ve Yüksekokul müdürleri Radyo K.İ.’de hafta içi her gün canlı olarak yayınlanan Güne Bakış Programına konuk oluyorlar. Bu kapsamda, Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elif Çelebi Öncü, tercih yapacak öğrenciler için fakülte hakkında sorularımızı cevapladı. Dekan Prof. Dr. Öncü, fakültenin fiziki koşulları, uygulama alanları, eğitim yapısı, burs olanakları ve mezun öğrencilerin kariyer süreçleri ile ilgili bilgiler verdi.

Öncelikle bize fakültenizden biraz bahsedebilir misiniz? Kaç bölüm var? Öğrenci sayımız nedir? İkinci öğretim programlarımız var mı?

Eğitim Fakültesi deyince akla öğretmen yetiştirme geliyor. Çünkü öğretmen yetiştiren bir fakülte Eğitim Fakültesi ve bu konuda gerçekten de önemli bir role sahip. Genel bir bilgi verecek olursam, şu an itibariyle ortalama olarak 2150 civarında öğrencimiz mevcut. Toplam 7 tane anabilim dalımız var. İlk şöyle başlayabilirim, temel eğitim bölümüyle başlıyoruz. Temel eğitim bölümünde okul öncesi eğitim programı ile Sınıf Öğretmenliği programı var. Bu iki program zaten en temelden alan dediğimiz, o yüzden de Temel Eğitim Bölümü olarak geçen bölümlerimizde yer alan programlarımız. Bunun akabinde tabii branş olarak Fen bilimleri ve Matematik Eğitimi bölümlerimiz var. Fen ve Matematik eğitimi bölümünde fen bilgisi öğretmenliği ve matematik öğretmenliği programımız mevcut. Bunlar da hepsi ilköğretim düzey dediğimiz ortaokul düzeyindeki çocuklara öğretmenlik yapan meslek gruplarının içerisinde yer alan öğretmenlik programları. Sonrasında Türkçe Sosyal Bilimler Eğitimi bölümünün altında Türkçe eğitim programımız var. Yine ortaokul düzeyinde Türkçe öğretmenliği olan programımız mevcut. Yabancı Diller Eğitimi bölümümüz var ama orada sadece şu an için İngilizce öğretmenliği programımız mevcut. Onun dışında da bir de eğitim bilimleri bölümümüz var ki genel anlamda tüm fakültenin eğitim bilimleriyle ilgili, öğretmen yetiştirmeyle ilgili temel derslerini veren bir bölüm olmakla beraber, şu anda da orada lisansa öğrencilerimizi alabileceğimiz programımız, rehberlik ve psikolojik danışmanlık programı. Tüm bu programlarımız aslında oldukça da güzel. Tercih edilen ki Kocaeli’nde olmamızın da getirdiği bir avantaj da var. İkinci öğretim programımız yok olmamasını da tercih ediyoruz. Çünkü ikinci öğretim çok daha farklı yani hani hem iş yükü anlamında hem öğrencinin hocaların yorulması ve öğrencinin de belki niteliğini düşmesi anlamında ikinci öğretim programlarımız uzun süredir açık değil ve biz normal örgün öğretimle eğitimlerimize devam ediyoruz.

Hocam peki, Kocaeli Üniversitesi eğitim fakültesine yerleşmek için öğrencilerin sınavında girmesi gereken yüzdelik dilim nedir?

Ben 2023 yılındaki verilere tekrar bir göz attım. Mesela Matematik bölümü 92 binlik dilimle alıyor. Fen Bölümü 248 binlik dilimle alıyor. Bunlar sayısal programlar. Okul Öncesi Eğitimi ki ben de orada görev yapan bir öğretim elemanıyım. Sözelden 18 binlik dilimle alıyor. Sınıf eğitimine baktığımız zaman o eşit ağırlık programıyla bize öğrenci sağlanan bir program. 90 bin ile almıştı geçen sene. Mesela yine sözel puanı ile alan Türkçe öğretmenliği var, onda ise 29 binlik dilime girmeniz gerekiyor. İngilizce de dil sınavıyla alıyor doğal olarak. Orada da 16 binlik dilime girmeniz gerekiyor. Yani üç aşağı beş yukarı şöyle bir sıralamalara baktığımız zaman Kocaeli Üniversitesi’nin Türkiye genelinde eğitim fakültesi anlamında da ilk 30 içerisinde yer aldığını söyleyebilirim.

 

 Hocam Fen Edebiyat Fakültesini tercih edecek öğrencilerimiz için fakültemizi biraz da fiziki yapısıyla konuşalım. Eğitim Fakültesi nerededir? Kampüs olanakları nasıldır? Derslikler, kütüphane, ders çalışma, dinlenme alanları ve Laboratuvar uygulama alanları ya da benzeri imkânlar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Merkez kampüsteyiz yani Umuttepe kampüsünde yer aldığımız için aslında avantajlı bir konumdayız. Çünkü birçok Eğitim Fakültesi Türkiye içerisinde daha böyle ilçelerde, ilden daha uzak kampüslerde de konumlandırılabiliyor. O anlamda bizim bir avantajımız var elbette. Tabii kampüsün olanaklarından bizde fakülte olarak yararlanıyoruz. Merkez Kütüphane ‘ye de çok yakınız zaten. Fakültemizin içinde de bizim kendi imkânlarımızla kurduğumuz, hem okuma salonu gibi olan hem de kütüphane olarak hocalarımızın kendi kaynaklarından da oraya aktarım yaptıkları güzel minik bir kütüphanemiz var. Onun dışında tabii laboratuvar imkânlarımız var. Aslında bütün programlarımız bizim uygulamalı programlar. Uygulamalı programların dışında, doğal olarak mezun olan öğrencilerimiz öğretmen olacaklar ve kendi öğrencileriyle uygulamalar yapacaklar. Fen bilimleriyle ilgili bizim üç tane fen laboratuvarımız var. Üç tane temel laboratuvarımız var. İki tane de bilgisayar laboratuvarımız var. Tabi teknoloji biliyorsunuz ilerliyor. Her geçen gün yapay zekâ diyoruz, eğitimde teknoloji dönüşümü diyoruz. Öğrencilerimizin bu anlamda da çok iyi yetişmesi açısından, Bilgisayar öğretimi teknoloji programımız var. Oradaki hocalarımızın da vermiş oldukları bilişim derslerimiz var ki laboratuvarlar kapsamında onları gerçekleştiriyorlar. Oyun sınıflarımız var, atölyelerimiz var çocuklarımızla, öğrencilerimizle etkinlikler yapabileceğimiz. Yapımını yeni bitirdiğimiz çok amaçlı atölyemiz var, sanat derslerini, uygulamalı farklı dersleri gerçekleştireceğimiz. Hani bu anlamda fiziksel koşullarımız aslında üniversitemizin genelinde olduğu gibi oldukça güzel, ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte. En büyük eksikliğimiz aslında baktığım zaman bir spor salonumuzun olmaması. Belki eğitim fakültesi açısından bir eksiklik gibi düşünülebilir. Ama o da biliyorsunuz spor bilimleri fakültesi bize de çok uzak değil, aynı kampüs içerisinde yer alıyoruz. Spor Bilimleri Fakültesinden de zaman zaman ders anlamında hocalarımızdan sporla ilgili destek aldığımız olabiliyor. Fakültemizin kampüs içinde olmasının çok büyük bir avantajını biz farklı farklı fakültelerle iş birliği yaparak da çok güzel yaşayabilme şansına sahip oluyoruz.

Eğitim olanaklarından devam edelim, fakültenizin yurt dışı eğitim olanakları nelerdir? Öğrencilerimiz için kurulan yurtdışı iş birlikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yurtdışı işbirlikleri, üniversitemizin genelinde var ama eğitim fakültemizin de eğitim bilimleri programının, okul öncesinin, Türkçe eğitiminin, İngilizce öğretmenliğinin, Rehberliğin hepsinin aslında anlaşmalı olduğu da çeşitli ülkelerdeki üniversiteler var. Yani burada Letonya’dan tutun da Portekiz’den çıkın, İspanya’dan tutun da işte Almanya’dan çıkın. Şöyle isimleri sayabilirim, mesela Lijepa Üniversitesi var. Almanya’daki Kassel Üniversitesi ile işbirliğimiz var. Çekya’da var Palaki Üniversitesi, İtalya’da Fonzia Üniversitesi ile işbirliğimiz var. Yine Almanya’da Essen Üniversitesi ile işbirliği yapmıştık. Portekiz’de Polytechnic Üniversitesi var, orayla işbirliği yaptık mesela. Yine Letonya’da, Letonya Üniversitesi ile işbirliğimiz var. Polonya’da işbirliği yaptığımız üniversite var. Yani böyle saydığımız zaman Avrupa Birliği ülkelerinin birçoğuyla aslında işbirliğimiz bulunmakta. Eksik olan ülkeleri söyleyecek olursam herhalde Yunanistan, Bulgaristan, Hollanda ve Arnavutluk gibi 3-5 tane ülke kalıyor. Birçok yerde yaygın şekilde işbirliği yaptığımız Üniversiteler var ve öğrencilerimizin de zaman zaman aktif olarak gidip oralarda bir yıllık eğitim aldıklarını görüyoruz. Öğrencilerimiz mezun olduğu zaman ilk etapta Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevlendirme durumu söz konusu. Oranın öğretmeni olarak görev yapıyorlar. Ülkenin çeşitli yerlerine tabii ki öğretmenlik yapma şansına sahipler ama Milli Eğitim Bakanlığı şunu da söylüyor, bir sınav açıyor belirli dönemlerde, yurt dışında öğretmenlik yapma sınavı. Mezun olan öğrencilerimizin yurt dışı anlamında, oralarda öğretmenlik yapma anlamında da bir şansı her şekilde elde ediyor. Yani sadece Erasmus anlamında gidip gelmeleri ya da oralarda bir takım bilgi deneyim edinmelerinin dışında, mezun olduklarında öğretmen olarak da yurt dışıyla dünyanın birçok yerinde öğretmenlik yapma şansları da oluyor.

Eğitim Fakültesi yan dal/çift anadal imkânı sağlıyor mu? Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Evet, çap programlarımız var. Çift Anadal programımız. O da iki bölümümüzde mevcut Fen ve Matematik Bilimleri bölümünde. Fen Bilgisi Öğretmenliği ve Matematik Öğretmenliğinin çap anlaşması da var. Daha doğrusu ikisi kendi içinde çap yapabiliyorlar. Temel Eğitim’de de Okul Öğretmenliği ve Sınıf Eğitim programında çap var. Onlar kendi içinde çap yapabiliyorlar. Onun dışında tabii yan dal programlarımız şu anda mevcut değil. Sadece o iki bölümümüzde kendi içindeki ana bilim dallarıyla çap yapabilme şansına sahip öğrencilerimiz. Tabii o da başarı doğrultusunda, çap konusunda öğrencilerimiz başarı notunu yüksek tuttuğu zaman biz de kontenjanlarımızı elimizden geldiğince yüksek tutmaya gayret ediyoruz.

 Fakültenin burs olanakları nelerdir? Öğrencilerine ne tür imkânlar sağlıyor?

Türkiye’de verilen birçok burs, bizim fakültede de geçerli. Aslında bunların hepsinin duyurusunu biz dönem başlarında öğrencilerimiz kayıt olduktan sonra ya da öğrenci kayıt olmaya geldiği zaman da öğrenci işleri üzerinden duyuruluyor. Milli Eğitim’in kendi bursu oluyor, yükseköğretim bursları olabiliyor. Çeşitli kurumların kuruluşların yine özel vakıfların bursları olabiliyor. Bunların hepsiyle ilgili bizim bir burs komisyonumuz var ve burs komisyonu öğrencilerimiz başvurduğu zaman bu burslara uygun şekilde ihtiyacını öğrenciye vermeye yönelik bir çalışma gerçekleştiriyorlar. Üniversitemizin kendi bursu var. Bu bursta da tabii hem yemek bursu hem işte çalışma karşılığı bir burs olarak geçen burslarımız var. Bunlara da tabii öğrencilerimizden katılım gösteren ve bu bursları kazanan öğrencilerimiz oluyor. Onun dışında tabii başarıya dayalı burslar oluyor zaman zaman. Başarıya dayalı burslarda da yine ihtiyacı olan ama başarılı olan başta olmak üzere tabii öğrencilerimize burslar veriyoruz. Burs aslında kendi ilimizin, belediyemizin, Büyükşehir’in ya da işte daha yerel belediyelerin vermiş olduğu burslar var. Bunların hepsini aslında öğrencilerimizin de kullanabilme şansı olduğunu görüyoruz. Tabii bir de eğitime ilişkin yani Eğitim Fakültesi okuyan öğrencilere ilişkin verilen bazı burslar oluyor. İşte bir çeşit eğitimsel kuruluşların vermiş olduğu burslar. Bunlardan da öğrenciler yararlanma şansına sahipler.

Peki, Eğitim Fakültesinden mezun olan bir öğrenci yurt dışında da diplomasını kullanabilir mi? Denklik süreçleri hakkında bilgilendirebilir misiniz?

Zaten biliyorsunuz bizim bütün üniversitemiz öğrencilerin diplomalarında AKTS etiketiyle yani uluslararası bir etiketle mezun oluyorlar. Baktığınız zaman yeni programlarımız da Türkiye Yeterlik Çerçevesi kapsamında da biz programlarımızın iyileştirme çalışmalarını yaptık. O anlamda da aslında her zaman mümkün olduğunca öğrencilerin en iyi şekilde yetişmesi için ne gerekiyorsa elimizden gelen şeyi biz fakültedeki tüm öğretim elemanlarıyla beraber gerçekleştirmeye odaklanıyoruz. Dediğim gibi Milli Eğitim’in kendi öğretmenlik atamasıyla gidip de oralarda görev yapabilen mezunlarımız olabiliyor ama onun dışında yine yurt dışında eğer görev almak istiyorlarsa denkliğini yine Yüksek Öğretim Kurumu üzerinden alarak çok rahatlıkla yurt dışında görev alabiliyorlar. Mesela Türkçe alanında olmasa bile kendi alanında diyelim ki bir okul öncesi öğretmeni mezun olduğu, yurt dışında Türk çocuklara değil de genel anlamda diyelim ki Finlandiya’da öğretmenlik yapmak istiyor. Oradaki Fin çocukları ya da karma bir gruba diplomasını, buradaki denkliğini göstererek oralarda, oranın kendi değerlendirmesine tabi tutularak öğretmenlik yapma şansına da sahip olabiliyor. O anlamda geçerli olan bir diploma.

 Fakülteden mezun olan bir öğrenci için iş olanakları hakkında bilgi verebilir misiniz? Mezunlarımız hangi alanlarda çalışabiliyor?

Öncelikle öğretmenliğin dışında idarecilik yapabiliyor. Belli bir yıldan sonra tabii okul müdürlüğü, işte müdür yardımcılığı gibi idare görevlerde görev alabiliyor. Yine Milli Eğitim Bakanlığı çerçevesi altında denetim işleriyle ilgilenen müfettişlik deniyordu eskiden eğitim müfettişliği. Aynı şekilde müfettişlik yapabiliyorlar. Yani doğruca sınıfa girmek yerine çeşitli yerlerde rehberlik ve denetim hizmetlerinde bulunabiliyorlar çeşitli okullarda. Özel okullarda yine görev alabilme şansına sahipler. Tabi burada yine idareci olarak, öğretmen olarak ya da koordinatör olarak görev almayı, yani eğitim programlarını düzenleme, onları belirli aralıklarla güncelleme ve bunların uygulanma süreçlerini belki de değerlendirmeyle ilgili görev alabiliyorlar. Ölçme Değerlendirme Merkezleri söz konusu ki son yıllarda ülkemizde buna ilişkin de çalışmalar yapılıyor. Ölçme değerlendirmeyle ilgili soru hazırlama, kitap hazırlama, ders kitapları inceleme ya da ders kitaplarının yazarlığıyla ilgili görev alma gibi bir takım alanlarda da görev alabiliyorlar. Yani eğitimin nerelerde eli kolu varsa aslında oralarda bizim öğrencilerimiz de mezun olduğunda ‘ben sınıfa girmeyeceğim’ dediği zaman bunları da yapabilme şansına sahip. Ama tabii öncelikle deneyim kazanması açısından Milli Eğitim bünyesinde çalışmalarını yani öğretmenlik yapması bekleniyor ondan sonra çeşitli sınavlarla farklı birimlere Milli Eğitim kaydırabiliyor. Yani eğitimle ilgili birçok alanda baktığınız zaman öğretmenliğin dışında da görev alma, çalışabilme şansına sahipler diyebilirim.

Hocam, bilindiği üzere Üniversitemiz Aday Araştırma Üniversitesi olarak çalışmalarına devam ediyor. Aynı zamanda eğitim öğretim programlarının güncellenmesine yönelik çalışmalar da sürüyor. Bu süreçler kapsamında Eğitim Fakültesi’ndeki çalışmalarını ve bunun aday öğrencilerimiz için avantajlarını değerlendirebilir misiniz?

 Tabii hepimizi heyecanlandıran bir gelişme tabii, araştırma üniversitesi olma hedefi ve elimizden geldiğince bizler de fakülte olarak da oldukça destek olmaya ya da elimizden gelen her tür imkânı sunmaya özen gösteriyoruz. Tabii araştırma üniversitesi olması da bir takım kriterler var. 32 kriter var ve bu 32 kriterin içerisinde araştırma ile ilgili geliştirme ile ilgili çeşitli kriterlerde bizim fakültenin hocaları da mümkün olduğunca kendini geliştirmeye odaklanacak şekilde araştırmalarını niteliksel şekilde yapmayı sürdürüyorlar. Bu anlamda zaten iyi fakültelerden birisi konumundayız araştırma konusunda. Araştırma ve yayın ortaya çıkartma konusunda da. Tabii bu yayınlar ve araştırmalar neyi sağlıyor? Kişinin kendini geliştirmesini ve çok daha iyi şekilde öğrenciye de odaklanarak doğru çalışmalar ortaya koyabilmesini sağlıyor. Öğretim elemanlarımızın hepsini zaten kendini geliştirmeye odaklı, genç ve dinamik olduğunu söyleyebilirim. Bu anlamda zaten her geçen gün kadromuzda da iyileştirmeler, kadromuzda da ünvan olarak artışlar söz konusu. Mesela ben dekanlığa ilk başladığım yıllarda, ortalama 3-4 tane profesörümüz varken şu anda sayımız bunun 4 katına çıktı. Yine doçent sayılarımız her geçen gün artıyor. Yani hocalarımızın bu konuda da kendini akademik anlamda ilerletmeye de odaklı olduklarını ve kendilerini geliştirmeye odaklı olduklarını görebiliriz. Onun dışında tabii ki programlarımız, demin de bahsettiğim… Türkiye Yeterlikler Çerçevesi kapsamında ve yok akın akreditasyon sistemine de dâhil olacak şekilde güncelleme çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bunlarla ilgili çeşitli zamanlarda, çeşitli etkinlikler, çeşitli işbirlikleri, paylaşımlar ya da çalıştaylar düzenliyoruz ve kendimizi daha iyi nasıl ilerletebiliriz? Programımızı, öğrencimizin en iyi şekilde yetişmesine odaklı nasıl toparlayıp güçlendirebiliriz? Bunlara ilişkinde çok çalışmalar yapıyoruz. Dediğim gibi yani mümkün olduğunca, elimizden geldiğince her bir hocamız, her bir öğretim elemanımız elinden geleni yapıyor mesela projeler tasarlıyoruz, projelerle ilgili ki bu projelerimizin kimisi TÜBİTAK destekli, kimisi AB ofisinden destekli, Ulusal Ajans destekli Erasmus projeleri olabiliyor. Kimisi de toplumsal katkıya dayalı projeler oluyor toplumu güçlendirmeye yönelik. Bunlarla beraber de mümkün olduğunca hem toplumsal işbirliğini sağlayan hem akademik anlamda hem araştırma anlamında gelişmeyi sağlayan uygulamalarla hem üniversitemizi temsil etmek hem de kendi öğrencilerimize çok daha iyi eğitim verebilme şansına sahip olmaya odaklanıyoruz.

 Hocam, sizce bir öğrenci neden Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesini seçmeli?

Çünkü en iyilerden birisiyiz diyebilirim. Çok iddialı bir şey söyledim belki fakat evet, en iyi eğitim fakülteleri arasında yer aldığımızı söyleyebilirim. Tabii kampüste olmamız, demin de bahsettim, çok büyük bir avantaj. Dinamik, genç, ilerlemeye odaklı, kendini geliştirmeye odaklı bir ekip olması oldukça güzel, oldukça anlamlı. Tabi öğrencilerine sahip çakan bir fakülte. Öğrenci dostu bir fakülte ve öğrenci dostu bir üniversite. Rektörümüzün hep dile getirdiği mutlu öğrenci kavramını yaşayan sanırım en mutlu olan gruplardan birisi de eğitim fakültesi. 24 Kasım mesela bizim için önemli bir gündür, Öğretmenler Günü ki öğrencilerimiz aday öğretmeni olarak kutlamaya odaklanırız ve öğrenciyi de işin içine katarak, öğrencileri de kutlamalarda hatta öncelikle öğrenciyi kutlayarak çalışmalar gerçekleştirmeye odaklanıyoruz. Tabii çeşitli etkinliklerle mezunlarımızla zaman zaman buluşmalar yapıyoruz ve mezunlarımızdan aldığımız geri bildirimler, yeniden biz kendimizi belki nasıl daha iyi hale getirebiliriz düşünüyoruz, tartışıyoruz, buna ilişkin çalışmalar yapıyoruz. Keyifli bir kurum olduğu için aslında Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi tercih edilebilir diyorum.

Peki, Eğitim Fakültesinde eğitim almak isteyen bir öğrencinin sizce nasıl becerileri, özellikleri ya da yetenekleri olmalı?

Tabii şimdi öğretmen olacağını düşünecek olursak ilk şeyimiz bu hep söylediğimiz bir defa çocuğu sevecek öğrenci. Çünkü öğrenciyle beraber olacak ömrü boyunca. Çocukları sevmeyen biri öğretmenlik yapmamalı. Memnun olmayacak, sevmeyecek çünkü işini. O yüzden önce çocukları sevmeli, hoşgörülü olmalı, sabırlı olmalı. Yaptığı işten keyif almalı ve ben bunu hep söylüyorum, geleceği şekillendirmeye odaklı olduğu için aslında bir öğretmenin bugün vermiş olduğu eğitim gelecekteki 5-10 yıl sonraki toplumun temelini oluşturuyor. O yüzden onun bilinciyle, onun sorumluluk ve yüküyle çok iyi hareket edebilen bir bilince sahip olmalı. Tabii ki kendi alanına ilişki, mesela her bir alanındaki, başta saydım yedi tane ana bilim dalımız var ve bunlar da yedi farklı program söz konusu. Buralarda da mesela rehberlikteki, yani rehber psikolojik danışmanlıktaki özellik biraz daha farklılaşabiliyor. Hani daha dinlemeye odaklı birisi olabilir, işte sorun çözmeye yönelik olabilir. Çeşitli teknikleri çok iyi şekilde konumlandırabilecek, iletişim becerisi yüksek olabilir. Şimdi mesela matematik öğretmenliğinde tabii bunların yanı sıra işte matematiksel zekâsının yüksek olması gerektiğini söyleyebiliriz. Yine hızlı problem çözebilme, konuya hızlı odaklanabilme, öğrenciyi yine doğru şekilde yönlendirebilme. Mesela okul öncesine baktığın zaman orada da hani sabır çok daha fazla ön plana çıkacak. Çünkü yaş grubu mesela üç yaşındaki çocukla etkinlik yapması gerekiyor. Bir defa hem işini sevecek, hem o çocuk grubunu sevecek, hem o çocuk grubuyla çalışabilme enerjisine sahip olacak çünkü büyük yaş grubuyla küçük yaş grubundaki enerji de çok farklı. Zaten tercih edenler, bize gelen öğrencilerimizin yüzde doksanı diyeyim ‘ben öğretmen olacağım’ mantığıyla geldiği için ki bu liseden itibaren ya da belki de hayali hep öğretmen olmaksa o anlam bizi de çok zorlamıyor. Dediğim gibi işine odaklı, çok güzel çalışmalar yapmaya kendini adamış öğrencilerle biz yolumuza devam edebiliyoruz. O anlamda becerilerin de zaten aslında temelden beri öğretmenliğe yatkın olduğunun farkında olan bir grupla çalışmak bizim açımızdan da çok keyif verici oluyor.

 Son olarak Eğitim Fakültesi’nin dekanı olarak tercih aşamasında olan aday arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Bir defa tabii bizim fakülteyi tercih etsinler diyeceğim ama zaten şu an için çok rahat tercih edilen fakülteler arasında yer alıyoruz. Tabii ne yapsınlar, gelip fakültemizi gezebilirler tercih etmeden önce. Yakındaki illerden ya da bu ilde yaşayıp da yine ben çok uzağa gitmeyeyim diyenler mutlaka kapılarımız açık zaten her zaman bunu söylüyoruz. Gelip fakülteyi gezebilirler, dolaşabilirler, hocalarla görüşmeler yapabilirler ki hocalar da burada yaz döneminde bile izinlerini kullandıktan sonra geliyorlar. Yani her daim burada bir hocaya da rastlamak ya da hoca ile görüşebilmek söz konusu. Tabii gelip gezip gördükten sonra kararlarını vermedik çok daha iyi ama eminim gezdikleri zaman çok daha rahat kafalarında karar netleşmiş olacaktır diye düşünüyorum. Onları kapılarımızı açmış bekliyoruz bizler de.

Muhabir: Mehmet Ali Sütcü

Kameraman: Mustafa Emre Dayı

Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.