Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59

Gelecek Program

Alternatif Zamanı

20:00 23:59


8 MART: KADIN GÜCÜNDEN DOĞAN DEVRİM

Kocaeli Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştırma Merkezi‘nden Prof. Dr. Elif Karagün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü anmak üzere Radyo Ki’ye konuk oldu. Prof. Dr. Elif Karagün, 8 Mart’ın kadın hakları mücadelesinin önemli bir simgesi haline gelmesinin, kadınların toplumsal eşitlik İçin verdiği mücadelenin sürekliliğine İşaret ettiğini vurguladı.

Prof. Dr. Elif Karagün, kadın hakları mücadelesinin önemli bir simgesi olarak bu günün tarihte yerini nasıl aldığından bahsetti. Prof. Dr. Karagün,  kökeninin 1850’li yıllara dayandığı bu özel günün, bir grup kadın dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları talebiyle başlattığı direnişe dayandığını açıkladı. Kadın haklarının insan hakları mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görüldüğünü belirten Prof. Dr. Elif Karagün, hümanizm düşüncesiyle başlayan hak arayışlarının, Magna Carta Beyannamesi, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve Fransız İhtilali gibi tarihi dönüm noktalarıyla güçlendiğini aktardı. Prof. Dr. Elif Karagün 8 Mart’ın bir anma günü olarak kabul edilmesinin, 1910 yılında Kopenhag’da yapılan konferansta gündeme geldiğini ve burada 8 Mart’ın kadınları anma günü olması fikrinin ortaya atıldığını, sonrasında ise Birleşmiş Milletler tarafından bizzat 1975’te resmen kabul gördüğünü açıkladı. Prof. Dr. Elif Karagün, 1934 yılında kadınlara seçme seçilme hakkı tanıyarak bu noktada ilerleme kaydedilmesini sağladığı için ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü de andı.

Kadın cinayetlerine ilişkin resmi verileri paylaşan Karagün, 2019 yılında öldürülen 474 kadının %33’ünün anne olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Elif Karagün 2023 yılında ise bu sayının 315 olduğunu ve bu cinayetlerin %65’inin evlerde gerçekleştiğini, 248’inin de şüpheli ölümler olduğunu belirtti. Prof. Dr. Karagün, kadın cinayetlerinin yalnızca %3’ünün yabancılar tarafından işlendiğini, büyük çoğunluğun ise tanıdık kişiler tarafından gerçekleştirildiğini aktardı. Bu tür olayların yalnızca görünen kısım olduğuna, kadınların psikolojik, ekonomik, flört, siber ve geçimsel şiddete de maruz kaldığına değinen Prof. Dr. Karagün, kadın hakları konusunun sadece fiziksel şiddetle sınırlı olmadığını ifade etti. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin artışının, kişinin kendisinde bir sorunun olduğunu kabul etmemesi sebebiyle gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Elif Karagün, bu sorunun önüne geçmek için farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı.

Kadınların toplumsal baskılara maruz kaldığını ve dildeki baskıların örtük şiddet olduğunu belirten Prof. Dr. Elif Karagün, kadınların erkeklere göre üç kat daha fazla istismara uğradığını, bunun cinsel, fiziksel ve duygusal istismar olduğunu ifade etti. Duygusal istismarların genellikle görünmez kaldığını vurgulayan Prof. Dr. Karagün, örnek olarak kadınların başarılarının genellikle takdir edilmediğini ve bu durumun “imposter sendromu”na yol açtığını söyledi. Prof. Dr. Karagün kadınların başarılarının hak ettiği şekilde takdir edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Medyanın toplumsal algıları şekillendiren güçlü bir araç olduğunu belirten Prof. Dr. Karagün, bu noktada medyanın kadın hakları mücadelesinde kritik bir rol oynadığını ifade etti. Prof. Dr. Karagün, örnek olarak popüler rap müziklerinde kadınlara yönelik kullanılan dilin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştirebileceği konusunda endişe duyduğunu belirtti. Prof. Dr. Elif Karagün, rap müziklerinin farklı yaş grupları tarafından dinlendiğini söyleyerek, özellikle çocukların ve gençlerin bu tür içerikleri dinleyip taklit etme eğiliminde olduğunu söyledi. En çok da televizyon ve sosyal medya kanallarının çocuklar üzerinde büyük bir etkisi olduğunu belirten Prof. Dr. Karagün, bu tür içeriklerin çocukların psikolojisini ve davranışlarını etkileyebileceği, bu nedenle de medya içeriklerinin bilinçli bir şekilde takip edilmesinin gerekliliğini vurguladı. Özellikle şiddet ve cinsiyetçi bakış açısının normalleştirildiği içeriklerin çocuklar tarafından izlenmemesi gerektiğini belirten Karagün, bu tür uygunsuz içeriklerin tespit edilmesi halinde resmi kurumlara bildirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Elif Karagün, son olarak sosyal medyanın kadın hakları ve feminizm üzerine yapılan paylaşımlarda farkındalık oluşturma açısından önemli bir araç olabileceğini belirtti. Ancak, bu paylaşımların uzmanları tarafından yapıldığında sağlıklı olduğunu belirten Prof. Dr. Karagün, rol modellerin veya halk figürlerinin bu konuda yanlış bilgiler vermesi durumunda, bu tür paylaşımların amacından saparak toplumsal kutuplaşmalara yol açabileceğini ifade etti.

Muhabir: Zehra Nur Işın

Kameraman: Derin Şirin

Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz