Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Kadraj

15:00 15:59

Dinlediğiniz Program

Kadraj

15:00 15:59

Gelecek Program

Alternatif Zamanı

16:00 16:59


FELAKETİ DEĞİL, ÇÖZÜMÜ ANLAT: İKLİM HABERCİLİĞİ

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünden Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, “İklim haberciliği” hakkında konuşmak Üzere Radyo Ki’ye konuk oldu. İklim haberciliğinin çevre haberciliğinden farkına dikkat çeken Doç. Dr. Çetinkaya, doğru bilgi aktarımı ve toplumun bilinçlendirilmesi açısından medyanın taşıdığı sorumluluğun altını çizdi.

Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, iklim haberciliğini; iklim değişikliğine dair bilimsel, ekonomik, toplumsal ve politik gelişmeleri bütüncül biçimde ele alan bir uzmanlık alanı olarak ifade etti. Çevre haberciliğinin ise daha çok yerel ve kısa vadeli çevresel sorunlara odaklandığını belirten Doç. Dr. Çetinkaya, su kirliliği ve orman yangınları gibi konuların çevre haberciliği içinde değerlendirildiğini söyledi.

Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, medyanın iklim krizinde kamusal farkındalık yaratma görevini üstlendiğini ifade etti. Bilimsel verilerin doğru ve sade bir şekilde halka ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Çetinkaya, iklim konularının genellikle medyada arka planda kaldığını, bu nedenle temsilde kopukluk yaşandığını belirtti. Ayrıca ana akım medyanın iklim krizini çoğu zaman sadece felaket zamanlarında gündeme aldığını söyleyen Doç. Dr. Çetinkaya, felaket sonrasında bu haberlerin hızla geri plana atıldığını ifade etti. Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, gazeteci eksikliği ve reyting kaygısının bu ilgisizliğe neden olduğunu aktardı.

Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, iklim haberlerinde kullanılan dilin halk üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Sadece korku veren bir dilin iklim yorgunluğunu artırdığını belirten Doç. Dr. Çetinkaya, çözüm odaklı, sade ve umut veren bir anlatımın tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Çetinkaya, “kıyamet geliyor” örneği gibi abartılı cümleler yerine çözüm odaklı ve sade bir dilin tercih edilmesi gerektiğinin altını çizdi.  Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, bilimsel doğruluk ile halkın ilgisini çekme arasında denge kurulması gerektiğini de söyledi. Bu dengenin hikâyeleştirme ve sadeleştirilmiş terimlerle sağlanabileceğini öneren Doç. Dr. Çetinkaya, “sera gazı emisyonları” yerine “atmosfere salınan zararlı gazlar” gibi halkın anlayabileceği ifadelerin kullanılmasının daha etkili olacağını ifade etti.

Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, yurtdışındaki medya kuruluşlarının iklim haberciliğine daha fazla önem verdiğini belirtti. Doç. Dr. Çetinkaya, İngiltere’deki gazetelerin bu konuda özel fonlar ve eğitim programları sunduğunu söyledi. Doç. Dr. Çetinkaya, Türkiye’de ise bu alanın hâlâ alternatif medyayla sınırlı kaldığını ifade etti.

Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, iklim adaleti ve iklim göçü gibi kavramların medyada yeterince yer bulamadığını söyledi. Türkiye’ye kıyasla yurtdışındaki medya kuruluşlarının iklim haberciliğine daha fazla önem verdiğini belirten Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, özellikle İngiltere’de gazetelerin bu alana özel fonlar ayırdığını ve gazetecilere eğitim programları sunduğunu söyledi. Doç. Dr. Çetinkaya, Türkiye’de ise iklim haberciliğinin ağırlıklı olarak alternatif medya tarafından yürütüldüğünü, geleneksel medyada ise yeterince yer bulamadığını ifade etti. Doç. Dr. Çetinkaya, yurtdışındaki örneklerle kıyaslandığında Türkiye’de bu alanda farkındalık ve kurumsal destek düzeyinin oldukça düşük olduğunun altını çizdi.

Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, son olarak üniversiteler, medya kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasında sürdürülebilir ve sistemli iş birlikleri kurulması gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Çetinkaya, ortak projeler, atölye çalışmaları ve dijital kampanyalarla hem toplumsal farkındalığın artırılabileceğini hem de iklim haberciliğinin güçlendirilebileceğini belirtti. Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, bu sürece özel sektörün de dâhil edilmesinin, sürdürülebilirlik politikalarının yaygınlaşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Muhabir: Zehra Nur Işın

Kameraman: Elanur Başar