EĞİTİMDE YAPAY ZEKA DEVRİMİ
Kocaeli Üniversitesi Uygulama Radyosu Radyo K.İ.’de, yapay zekanın eğitimdeki geleceğini ve dijital dönüşümü değerlendirmek Üzere Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Funda Dağ konuk oldu. Prof. Dr. Dağ, son 5 yılda yaşanan algoritmik devrimin eğitim sistemlerini kökten bir yenilenmeye zorladığını İfade ederek, eğitimin odağının “bilgi edinmekten, bilgiyi kullanma becerisine” kaydığını belirtti
Yapay zeka araçlarının bilgiyi artık yapılandırılmış ve kullanıma hazır içerikler halinde sunabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Funda Dağ, bu gelişmenin eğitim sistemlerini köklü bir yenilenmeye zorladığını vurguladı. Eğitimin odak noktasının bilgi aktarımından bilgi yönetimine kayması gerektiğini belirten Dağ, öğrencilerin sadece veri edinmelerinin yetmediğini, asıl önemli olanın bu veriyi nasıl işleyeceklerini ve ne amaçla kullanacaklarını öğrenmeleri olduğunu ifade etti. Bu durumun tüm eğitim yaklaşımlarında kapsamlı bir bakış açısı değişikliğini beraberinde getirdiğini dile getirdi.
Eğitimcinin Yeni Rolü: Bilgi Kaynağından Öğrenme Koçluğuna
Teknolojik imkanların artmasıyla birlikte öğretmen ve akademisyenlerin geleneksel rollerinin de dönüşmek zorunda olduğunun altını çizen Prof. Dr. Dağ, eğitimcilerin artık yalnızca bilgi kaynağı değil, rehberlik eden ve yol gösteren öğrenme koçları haline gelmesinin bir zorunluluk olduğunu söyledi. Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için hem akademik camiada hem de okullarda öncelikle güçlü bir yapay zeka farkındalığı oluşturulması gerektiğini savunan Dağ, bu temel atıldıktan sonra her eğitimcinin kendi uzmanlık alanına özgü bir dijital okuryazarlık seviyesine ulaşmasının kritik bir önem taşıdığını belirtti. Türkiye’nin bu alandaki stratejik adımlarına da değinen Prof. Dr. Dağ, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2029 yıllarını kapsayan yapay zeka politika belgesi üzerindeki çalışmalarını hatırlatarak ülkedeki mevcut durumun henüz başlangıç aşamasında olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Dağ, öğretmenler için materyal üretimi ve dijital platform geliştirme gibi değerli çalışmalar bulunmasına rağmen, yapay zekanın müfredatla sistematik ve tam uyumlu bir şekilde bütünleşmesi noktasında kat edilmesi gereken uzun bir yol olduğunu ifade etti.
Fırsat Eşitliği, Etik Kaygılar ve İnsani Yetkinlikler
Yapay zekanın kişiselleştirilmiş öğrenme olanakları sunarak öğrenci başarısını artırma potansiyeline değinen Prof. Dr. Funda Dağ, bu teknolojinin beraberinde getirdiği risklere de dikkat çekti. Teknolojik araçlara erişimi kısıtlı olan gruplar için eğitim eşitsizliği tehlikesinin bulunduğunu belirten Dağ, veri gizliliği ve etik sorunların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekanın işleyiş bakımından bir kara kutu gibi algılandığını ifade eden Dağ, bu süreçte eleştirel, sorgulayıcı ve sorumlu bir kullanım bilinci geliştirilmesinin önemine değindi. Yapay zekanın insan derinliği ve duygusal çözümleme yeteneğinden yoksun olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Dağ, bu teknolojinin mesleki geleceğe etkilerini de değerlendirdi. Yapay zekanın iş gücünü ikame etmesinden korkmak yerine, bu araçlarla mevcut işlerin nasıl daha özgün ve yaratıcı hale getirilebileceğine odaklanılması gerektiğini savunan Dağ, yapay zekanın korkutucu bir tehdit değil, bir yardımcı güç olarak konumlandırılması gerektiğini belirtti.
Gelecekte pek çok mesleğin yapısal bir dönüşüm geçireceğini öngören Prof. Dr. Dağ, dijital becerilerin ötesinde temel insani yetkinliklerin her zamankinden daha değerli hale geleceğini ifade etti. Dağ’a göre, yeni dönemde ön plana çıkacak ve bireyleri yapay zekadan ayıracak temel yetkinlikler; problem çözme, eleştirel düşünme, iş birliği ve değişen koşullara uyum sağlama becerisi olacak.
Muhabir: Büşra Eser
Kameraman: Fatih Özel
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz
Radyo Ki