GELENEKTEN YAPAY ZEKAYA: KOCAELİ KONSERVATUVARI’NIN SANAT VE EĞİTİM VİZYONU
Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Mehmet Revnak Yengi, Radyo K.İ.’de konservatuvarın yerel, ulusal ve uluslararası misyonundan eğitimde gerçekleştirdikleri reformlara, Kocaeli Sanayi Odası, Oda Orkestrası ile kurulan profesyonel bağlardan yapay zekanın müzik dünyasındaki geleceğine kadar pek çok önemli konu ele aldı. Prof. Dr. Yengi, kökleri bu topraklara basan ancak gözü dünyaya açık bir sanat vizyonuyla hareket ettiklerini vurguladı
İstanbul gibi bir metropolün dışında, Anadolu’nun önemli bir biriminde görev yaptıklarını belirten Prof. Dr. Mehmet Revnak Yengi, hedeflerinin önce Kocaeli’nin sanat yaşamına, sonra ülkeye, sonra da dünya sanatına katkı sunmak olduğunu ifade etti. Bünyelerinde uluslararası sanat müziğini temsil eden Müzik Bölümü’nün yanı sıra, Türk Halk Müziği ve geleneksel Türk müziği olarak ikiye ayrılan Türk Müziği Bölümü’nün de yer aldığını kaydeden Prof. Dr. Yengi, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Kompozisyon Bölümü mezuniyetiyle kazandığı köklü kültürü Kocaeli Üniversitesi’ne taşıdığını belirtti. Bundan 6-10 sene önce Kocaeli şehrinde bir devlet konservatuvarı olduğunun tam bilinmediğini belirten Prof. Dr. Yengi, bugün Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın bir belirleyici etmen ve referans noktası haline geldiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Yengi, şehirdeki sanat yaşamına büyük katkı sunduklarını ve basın tarafından da gururla takip edildiklerini ifade etti.
Genç Müzisyenleri Ciddi Bir “Müzik Matematiği” Bekliyor
Prof. Dr. Mehmet Revnak Yengi, konservatuvarda kompozisyon ve orkestrasyon gibi temel derslerin yoğun bir emek ve “müzik matematiği” gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Yengi, müziğin antik çağlardan beri tıpkı geometri gibi adına “quadrivium” denilen 4 büyük bilimden biri kabul edildiğini vurgulayarak bilimsel yönüne de dikkat çekti. Eğitim kalitesini artırmak adına Kocaeli Üniversitesi senatosunun desteğiyle akademik reformlar yaptıklarını açıklayan Yengi, derslere “ön koşul” getirdiklerini söyledi. Bu sistemle öğrencilerin temel altyapı olmadan üstten ders almasını engellediklerini ifade eden Prof. Dr. Yengi, hem zaman kayıplarının önüne geçtiklerini hem de devlet bütçesinin verimsiz kullanılmasını önleyerek nitelikli ve bitirme odaklı bir eğitim süreci sunduklarını vurguladı.
Uluslararası Alanda Taze Başarılar ve Dereceler
Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin uluslararası alanda çıtayı her geçen gün daha da yukarı taşıdığını belirten Prof. Dr. Mehmet Revnak Yengi, taze bir başarı haberini de ilk kez paylaştı. Prof. Dr. Yengi, “Dün gelen çok taze bir habere göre, Müzik Bölümü öğrencilerimiz Zeynep Erdağ ve Almila Barbaros, Bulgaristan’da düzenlenen ‘The Sound of Time’ yarışmasında Çello alanında dünya üçüncülüğü ödülünü kazandılar. Profesör Didem Erken’in öğrencileri olan bu gençlerimiz bizi çok gururlandırdı” dedi. Öğrencilerin sadece çello değil; klarnet, flüt, keman, viyola ve kontrbas gibi tüm branşlarda uluslararası birincilikler elde ettiğini, gençlik orkestralarına ve uluslararası turnelere davet edildiklerini vurgulayan Prof. Dr. Yengi, tüm bu güncel başarıların ve derecelerin konservatuvarın resmi Instagram sayfasından takip edilebileceğini sözlerine ekledi.
Dünyada Eşi Benzeri Olmayan Model: KSO Oda Orkestrası
Prof. Dr. Yengi, şefliğini de yürüttüğü Kocaeli Sanayi Odası Oda Orkestrası’nın dünyada bile eşi benzeri görülmemiş bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Kocaeli Sanayi Odası’ndan şeflik teklifi ilk geldiğinde, kendisine dışarıdan profesyonel müzisyenler getirebilmesi için adeta “açık çek” sunulduğunu belirten Prof. Dr. Yengi, orkestranın kuruluş hikayesine de değindi. Prof. Dr. Yengi, “Bu profesyonel orkestrayı kendi konservatuvar öğrencilerimden kuracağını söylediğinde Sanayicilerimizin bu vizyoner teklifi tereddüt etmeden kabul etti. İlk provaya gittiğimizde aralarında 7. ve 8. sınıf öğrencilerimizin de olduğu küçük yaştaki çocukları gören yetkililer şaşkınlık ve endişe yaşadı. Ancak çocuklarımız çalmaya başladığında gözyaşlarını tutamadılar. Her şey disiplin, çalışma ve inançla ilgili” dedi.
Yapay Zeka Konservatuvar Müfredatına Girmeli mi?
Doktora tezinde Türkiye’de bestecilikte çağdaş ve modern kavramlarını incelediğini belirten Prof. Dr. Yengi, modernliğin eskiye göre yeni ve ileri olanı kurmak olduğunun altını çizerek buna Rönesans ve sanayi devrimini örnek gösterdi. Yapay zekanın üretim süreci ve prosesi açısından yeni bir modern anlayış getirse de müzik felsefesi, ruhu ve üslup kırılması anlamında yeni bir modernizm dalgası yaratamayacağını ifade etti. Prof. Dr. Yengi, Türk müziğinin çok ruhani ve makamsal yapısını da yapay zekanın ancak klişeler ve taklitler seviyesinde yakalayabileceğini, Dede Efendi’nin Yine Bir Gülnihal eseri gibi çağlar ötesine kalacak bir melodiyi üretemeyeceğini dile getirdi.
Yapay zekanın konservatuvar eğitimi için bir tehdit değil, aksine güçlü bir yardımcı olduğunu savunan Prof. Dr. Yengi, Radyo K.İ.’de böyle bir konuyu ele alıyor olmanın kendisini bu anlamda heyecanlandırdığını belirtti. Yengi, armoni, kontrpuan ve orkestrasyon gibi matematiksel ve teorik derslerde yapay zekadan bir asistan olarak faydalanma fikrini konservatuvarlarda mutlaka değerlendireceğinin de altını çizdi. Çağın gerisinde kalmamak adına gelenekseli korurken yeni malzemeleri de üzerine koymalıyız diyen Prof. Dr. Yengi, “Üniversitemizin ve Rektörümüz Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk Hoca’nın önümüze koyduğu ‘Araştırma Üniversitesi’ olma iddiasını sürdürmek adına; yapay zekayı sisteme doğrudan entegre etmek yerine, bu teknolojiyi de analiz ederek geleneksel yapımızı bozmadan, ihtiyaç duyulan belirli noktalarda sistemi güncellemek düşüncesiyle yapay zekayı eğitim sistemimizde değerlendirmek durumundayız” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Yengi, genç müzisyenlere yapay zeka çağında özgün seslerini bulabilmeleri için önce kendi içsel yolculuklarına çıkmalarını ve kendi duygu dünyalarını keşfetmelerini tavsiye etti. Prof. Dr. Yengi, mekanikleşen dünyada insani değerleri korumanın şifrelerinin sanatta saklı olduğunu belirten sözlerini tamamladı.
Muhabir: Büşra Eser
Kameraman: Fatih Özel
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.
Radyo Ki