MEDYADA KADIN: GÜÇLÜ ROLLER Mİ, EKSİK TEMSİLLER Mİ?
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Öğretim Görevlisi Dr. İren Dicle Aytaç, Radyo K.İ.’de “Medyada Kadının Temsil Şekli” hakkında görüşlerini paylaştı. Öğr. Gör. Dr. İren Dicle Aytaç, medyanın kadına yönelik algıyı şekillendirmedeki rolünü ve bu algının toplumsal etkilerini vurguladı.
Öğr. Gör. Dr. İren Dicle Aytaç, medyadaki kadın temsilinin, toplumun zihniyet yapısını yansıtarak toplumsal bakış açısını şekillendirdiğini ifade etti. Öğr. Gör. Dr. Aytaç, Türkiye’deki anaakım medyada, kadınların daha doğru bir şekilde temsil edilmesi için çabalar olsa da, hala ayrımcı yaklaşımların bulunduğunu söyledi. Öğr. Gör. Dr. Aytaç, kadın karakterlerin çoğunlukla kalıp yargı ve rollerle temsil edildiğini, bunun medyanın kadına hakları olan bir özne olarak yeterince yer vermediğini ortaya koyduğunu belirtti.
Öğr. Gör. Dr. İren Dicle Aytaç, haberlerde kadın cinayetlerinin sunuluş biçimini eleştirerek, basında sıkça karşılaşılan “kadının boşanması, doğal bir sonuç olarak cinayeti tetikledi” şeklindeki anlatımları örnek verdi. Ayrıca, “kocası çok sevdiği karısını 36 yerinden bıçakladı” gibi ifadelerin, failin suçunu hafiflettiğini ve cinayetin ciddiyetini küçümsediğini belirten Öğr. Gör. Dr. Aytaç, bu tür haberlerin, suçluyu haklı çıkaran bir dil kullandığını ve kadının yaşamını değersizleştirdiğinin de altını çizdi.
Öğr. Gör. Dr. İren Dicle Aytaç, genç kadınların dijital medyada gördükleri rol modellerin, hedeflerini ve hayallerini sınırladığını belirtti. Medyanın gerçek insanlar yerine imajlar sunduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Dr. Aytaç, bu imajların genellikle basmakalıp güzellik algılarını ve cinsiyetçi yargıları yeniden ürettiğini ve bu durumun, genç kadınların kendilerini yalnızca bu kalıplar içinde tanımlamalarına neden olduğunu dile getirdi. Öğr. Gör. Dr. Aytaç, her bireyin potansiyelini keşfetme ve kendini gerçekleştirme hakkına sahip olduğunun altını çizdi.
Öğr. Gör. Dr. İren Dicle Aytaç, kadının daha güçlü ve çeşitli bir şekilde temsil edilmesi için medya kuruluşlarının insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilinçli adımlar atması gerektiğini vurguladı. Medyada doğru temsilin yalnızca iyi niyetle değil, entelektüel bilgi ve vicdani farkındalıkla mümkün olabileceğini belirten Öğr. Gör. Dr. Aytaç, medya mensuplarının dilini düzeltmesinin önemli olduğunu, ancak ticari ve politik kaygılarla yapılan manipülatif içeriklerin bu süreci baltaladığını söyledi. Öğr. Gör. Dr. Aytaç, nefret söylemi içeren içeriklerin yasalarla önlenmesi, medya kuruluşlarının etik kurallara uyması ve izleyicilerin doğru temsili talep etmesi gerektiğini, ancak bu şekilde medya ve toplumda daha eşitlikçi bir düzene ulaşılabileceğini ifade etti.
Öğr. Gör. Dr İren Dicle Aytaç son olarak kadının sesinin daha güçlü çıkmasına yönelik medya mensupları ve seyircilere tavsiyelerde bulundu. Öğr. Gör. Dr. Aytaç, kadına yönelik şiddetin ayrımcı temsillerden kaynaklandığını ve bu temsillerin ortadan kaldırılmasıyla şiddetin azalacağını belirtti. Öğr. Gör. Dr. Aytaç farklı kadınlık anlayışlarının tartışılmasının, kadınlar arası dayanışmanın artmasının ve erkeklerin de bu dayanışmaya katılarak “dayatılan erkeklik rollerini” sorgulamasının önemine değindi. Öğr. Gör. Dr. Aytaç, doğru temsil örnekleri sunmanın ve hem medya mensuplarının hem de izleyicilerin sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin gerekliliğini vurguladı.
Muhabir: Zehra Nur Işın
Kameraman: İrem Sudet Gülaydın
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.
Radyo Ki