Çalan Şarkı

Title

Artist

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59

Dinlediğiniz Program

Radyo Ki’de Pop

17:00 19:59

Gelecek Program

Alternatif Zamanı

20:00 23:59


İKLİM DEĞİŞİKLİNİN ‘SESSİZ’ ETKİLERİ VE TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI

Kocaeli Üniversitesi Kocaeli Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Taştan Radyo Ki’nin Güne Bakış programına konuk oldu. Dr. Öğr. Üyesi Taştan ‘’İklim Değişikliğinin Sağlık Etkileri Ve “Tek Sağlık Düşüncesi’ hakkında açıklamalarda bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Taştan, konuşmasının başlangıcında Tek Sağlık teriminin tarihsel gelişimi hakkında bilgiler verdi. Tek Sağlık teriminin 2003 yılında kullanılmaya başladığını, ilk bilimsel tanımın 2008 yılında Amerika’da Amerikan Veteriner Hekimler Birliği ile Amerikan Tabipler Birliği uzmanlarının bir araya gelerek yapıldığını açıkladı. Dr. Öğr. Üyesi Taştan, ilk bilimsel Tek Sağlık tanımın “insanlar, hayvanlar ve çevremiz için en uygun sağlık elde etmek amacıyla yerel, ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte çalışılan çoklu-disiplinlerarası anlayış, ortak çaba olduğunu” söyledi. “Tek Sağlık’ın aynı zamanda bir düşünce sistemi” olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Taştan “Her ne kadar Tek Sağlık terimi dünyada 22 yıldır, Türkiye’de 2007’den beri -18 yıldır- hayatımızda olsa da Tek Sağlık düşünsel kökenini 19. yüzyılın son yarısında Dr. Rudolf Virchow’un “Zoonosis” terimini bulduğu çalışmalardan aldığının altını çizdi.

Konuşmasının devamında Tek Sağlık Düşünce yaklaşımının ilgilendiği temel konulara değinen Dr. Öğr. Üyesi Taştan şunları kaydetti. “Tek Sağlık yaklaşımının çalışma konuları tarihsel süreç içinde değerlendirildiğinde, başlangıçta zoonotik hastalık sorunları, karşılaştırmalı tıp ve diğer biyomedikal araştırmalar ile enfeksiyonlara karşı aşı, serum ve ilaç geliştirilmeleri sayılabilir. Bunlara ek olarak 20. yüzyılın son yarısında ‘yeniçıkan enfeksiyonlar’, antimikrobiyal direnç, gıda güvenliği, vektörlerle bulaşan hasatlıklar, devamında 21. yüzyılda ‘yeniçıkan zoonotik hastalıklar’, iklim değişikliği, iklime duyarlı enfeksiyonlar, Kentsel sağlık sorunları (kent selleri ve kent zoonozları, kentsel ısı adası etkileri, çevresel kirleticilerin azaltılması, çevreden kaynaklanan toksikolojik sorunlar ve İklime duyarlı kentler) gibi karmaşık sağlık sorunlarının hemen hepsinin Tek Sağlık Düşüncesinin ana konuları olduğunu belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Taştan, “İklim değişikliğinin Türkiye’de zoonotik hastalıkların ortaya çıkması ve yayılması veya Vektörlerle Bulaşan Hasatlıklar üzerindeki rolü nedir? sorusuna şu yanıtı verdi. Bu konuda öncelikle Türkiye’nin jeopolitik konumu ve coğrafik özellikleri ile son 25 yılda süregelen iklim dinamikleri dikkate alınmalıdır. Türkiye’de Meteoroloji Genel Müdürlüğünün periyodik raporları ile Dünya Meteoroloji Örgütünün verilerine göre Türkiye coğrafyası giderek kuraklaşmakta ve olası iklimsel afetlerle karşı karşıyadır.  Dr. Öğr. Üyesi Taştan, aşırı sıcaklık havalardan hem hayvanlar ve insanlar etkilenmekte ve hem de enfeksiyon etkenlerini taşıyan vektörlerin (keneler, kanemen sinekler, sivsinekler) ekolojileri bozulmakta; sonuçta insan, hayvan ve çevre sağlığını tehdit eden devasa sorunların gündeme gelmekte olduğunu söyledi. Ayrıca artan küresel ısınmadan kaynaklanan ve son 10-15 yıldır Anadolu coğrafyasında yerleşik olduğu tespit edilen Aedes albopictus sineğinin taşımakta olduğu viral hastalıklar yönünden yakın gelecekte Türkiye’de Zika ve Dang ateşi gibi yeni enfeksiyonların olabileceğini vurguladı.

Ormansızlaştırma ve yanlış tarım uygulamaları, doğal veya kasıtlı büyük orman yangınları, çevreci olmayan altyapı uygulamalarının doğal yaşama ve yaban hayatı hayvanlarına zarar vermekle birlikte bu antropojenik (insan kaynaklı) faktörlerin aynı zamanda kitlesel hayvan güçlerini tetiklediğini, göç yollarında tahribata yol açtığını ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Taştan, zaman içinde, bu bağlamdaki insan hayvan yakınlaşmasının aynı zamanda yaban hayatı hayvanlarda bulunan patojenlerin insanlara yaklaştığını ve süreç içinde buluşma olup, yeniçıkan enfeksiyonların bu şekilde yayıldığını belirtti. Son çeyrek yüzyılda yaşamımıza giren SARS, Kuş Gribi, MERS, KKKA ve COVID19 gibi zoonotik enfeksiyonların yukarıda vurgulanan dinamiklerden kaynaklandığını sözlerine ekledi.

Dr. Öğr. Üyesi Taştan; kurtların, ayıların köylere inmesi, yaban domuzu sürülerinin şehirlerde, yaşam alanlarına girmeleri, çevre mahallelerde bostan ve bahçelere zarar vermeleri, oralarda insan yaşam alanlarıyla teması, olası yeni enfeksiyon risklerini arttırdığı açıkladı. Ayrıca, Tek Sağlık konusuna ilgi duyan okuyucu veya dinleyicilere Başeditörü olduğu Tek Sağlık, 21. Yüzyılın Karmaşık Sağlık Sorunlarıyla Yüzleşmek (2022) ve Güncel Tek Sağlık, Zoonotik Tehditlerden, İklimsel Afetlere ve Ekotoksikolojik Sorunlara Düşünce Evrimi (2023) kitaplarını okumalarını tavsiye etti.

Konuşmasının son bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Taştan, Tek Sağlık ve iklim krizi ile insan, hayvan, çevre arayüzü dediğimiz etkileşim sürecinden doğan sorunlar konusunda şunları vurguladı: “21. yüzyılda iklim değişikliği veya büyümekte olan iklim krizi geniş anlamıyla önemli bir halk sağlığı konusu, devingen ‘Antroposenik’ tehditler kasırgası ve yeni bir sağlık paradigması sorunudur. Bu devingen, çok bileşenli, tehditkâr karmaşık sağlık sorunun çözümü, strateji ve sağlık yönetişimi açısından tam bir Tek Sağlık Düşünce yaklaşımı ve disiplinlerarası, mesleklerarası işbirliği sorumluluğudur. Antroposen’in son çeyreğinde, katlanarak büyüyen bu devasa sorunları hafife almak, “tehditler kasırgasına” sırtını dönmek, olagelen “sessiz tehlikenin” arkasında bıraktığı sosyoekonomik, sosyoekolojik zararları görmezden gelmek; günümüzde ve yakın gelecekte önlenmesi güç, büyük iklim ve sağlık krizlerine kapı aralamaktır. Bu nedenle, Tek Sağlık Düşüncesi süregelen sağlık sorunlarını bütüncül yaklaşımla yorumlamanın yoludur. İşlevsel Tek Sağlık Eğitimi ise iklimsel afetleri ve olagelen diğer karmaşık sağlık sorunlarını doğru analiz etmenin, koruyucu sağlık bilincini geleceğin genç hekimlerine, veteriner hekimlere, ziraat ve gıda mühendislerine, çevre mühendislerine, şehir plancılarına ve sağlık bilimcilerine anlatmanın ve topluma aktarmanın vazgeçilmez aracıdır. Kuşkusuz, bu çağdaş yol ve araçları etkin kullanmak, 21. yüzyılın olası ‘Antroposenik’ tehditlerini önlemenin vazgeçilmez, yaşamsal zorunluluğu olmuştur.”

Muhabir: Resul Karakaş

Kameraman: Emircan Kaçan

Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz