DİJİTAL TUZAK: IBAN MAĞDURU OLMAYIN!
Radyo Kİ’nin Güne Bakış programına konuk olan Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Veysel Candan Canoğlu, banka hesaplarını başkasına kullandıran kişilerin cezai sorumluluklarının doğabileceği yönünde uyarıda bulundu.
Üniversitesi öğrencileri de dahil olmak üzere herhangi bir kişinin kendisine ait banka hesabını başka bir kişiye kullandırmasını ceza hukuku açısından değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, kişilerin farkında olmadan ‘kara para aklama’ süreçlerine dahil edilebildiklerini belirterek, özellikle üniversite öğrencilerini uyardı. Teknik açıdan bir kişinin dolandırıcılık veya kara para aklama gibi suçlardan sorumlu tutulabilmesi için kastının olması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, istisnaları olmakla birlikte, banka hesabının kullandırılmasıyla ilgili suçlardan sorumlu tutulabilmesi için bunun suçta kullanıldığının bilmesi ve istemesi gerektiğini ifade etti. Bununla beraber banka hesabının suçun işlenmesinde veya kara paranın aklanmasında kullanıldığını tamamen bilmese bile, öngörmesi durumunda dahi banka hesabını kullandıran kişinin suçlu olabileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, bu kişi hakkında hapis cezası veya adli para cezası verilebileceğini, ayrıca cezanın süresine bağlı olarak kamu kurumlarında çalışamayacağını hatta bu ceza adli sicil belgesinde görüldüğü için özel işyerlerinde de sorun çıkabileceğini belirtti. Kastla ilgili koşul oluşmasa yani kişi banka hesabı üzerinden suç işlendiğini bilmese bile hakkında ceza yargılamasının başlatılacağını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, bu kişinin şüpheli sıfatıyla karakolda ifade verebileceğini, tutuklanıp cezaevine gönderilebileceğini, banka hesabının dondurulabileceğini ve malvarlığına tedbir getirilebileceğini ifade etti.
“Yatarı Yok” Algısı Tarihe Karıştı
Toplumda “suç işleyen cezaevine girmiyor” algısı olsa bile 5275 sayılı Kanun’daki son değişikliklerle birlikte, cezaevine girdi çıktı uygulamasının önemli derecede azaldığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, hükümlünün denetimli serbestlik kapsamında ceza infaz kurumundan tahliye edilebilmesi için koşullu salıverilme tarihine kadar sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerektiğini ve bu sürenin her durumda beş günden az olmadığının altını çizdi. Örnek olarak 5237 sayılı Kanun’daki bilişim dolandırıcılığı suçunun cezasının 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası olduğunu, 4 yıllık bir ceza verilmesi durumunda dahi en az 1 yıl süreyle cezaevinde yatma zorunluluğunun olduğunu ve geri kalan 3 yıllık cezanın ise cezaevinin dışında infaz edildiğini söyledi. Mahkemeler mahkûmiyet kararı verdiklerinde bunların bir kısmının Yargıtay tarafından “beraat verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, bu haberlerdeki “beraat” kararlarının her zaman genel geçer bir sonuç doğurmadığına dikkat çekti. Ayrıca 2025 yılı sonunda yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle hakimlerin yanı sıra Cumhuriyet savcılarının da artık banka hesaplarına doğrudan bloke koyabildiğini açıkladı. Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, yargılama sürecinin sonunda suçsuz olduğu ortaya çıksa bile bu sürecin kendisini oldukça yıpratacağını adeta bir cezaya dönüşebileceğine dikkat çekerek, ceza yargılaması devam ederken belirli bir süre, hatta kişinin suçsuz olduğuna dair beraat kararı verilene kadar kişisel telefon ve bilgisayarlara “suç aleti” kapsamında el konulabildiğini hatırlattı. Bu dijital materyallerden mahrum kalmanın yanı sıra, dava zamanaşımına bağlı olarak ceza davasının 8 yıl ve 12 yıl gibi uzun bir süre devam edebileceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, sürecin tamir edilmesi güç hatta imkânsız mağduriyetlere yola açabileceği yönünde uyarıda bulundu.
Güvenli Alışverişin Anahtarı: Sanal Kart ve Limit Yönetimi
Bilişim sistemlerini kullanan dolandırıcılara karşı en somut korunma yönteminin “limit yönetimi” olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, internet alışverişlerinde mutlaka ek hesap veya sanal kart kullanılmasını tavsiye etti. Kendi alışveriş alışkanlıklarından da örnek veren Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, yurt dışından kitap sipariş ederken ya da dijital platformlardan su söylerken dahi kart limitini sadece işlem anında açtığını, ödeme sonrası ise hemen sıfırladığını paylaştı. “Ucuz peynir sadece fare kapanında olur” sözünü hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Canoğlu, kolay kazanç vaat eden her durumun arkasında büyük bir hukuki ve maddi risk yattığını vurgulayarak vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.
Muhabir: Cafer Şamlı
Kameraman: Şuğra Ünlü
Röportajın tamamını buradan dinleyebilirsiniz.
Radyo Ki